“İşçi sınıfının onları durdurması gerekecek”

İşçiler Trump’ın darbesini öfkeyle kınıyor

Muhabirlerimizden
9 Ocak 2021

Otomotiv işçileri, öğretmenler, emekliler ve işçi sınıfının diğer kesimleri, Başkan Trump’ın faşist destekçilerinin Çarşamba günü Biden’ın seçim zaferini onaylama toplantısını kesmek üzere ABD Kongre binasını basmalarına öfkeyle tepki gösterdiler. Aynı kalabalığın Trump’ın Beyaz Saray önünde yaptığı kışkırtıcı konuşmayı dinlemesinden sonra meydana gelen saldırı, Trump’ın seçim sonuçlarını iptal etme ve bir başkanlık diktatörlüğü kurma amaçlı darbe girişimiydi.

Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) ve Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), işçileri bu gelişmenin doğurduğu tehlikeler hakkında uyarıyor ve işçi sınıfını hem faşist Trump’a hem de onun Demokratik Parti içindeki omurgasız siyasi muhaliflerine karşı çıkarak diktatörlük yönelimini yenilgiye uğratmak üzere seferber etme kampanyası yürütüyor.

Kongre binası arazisinin dışına yerleştirilen çitin dışında duran Kongre polis memurları, 7 Ocak 2021 Perşembe, Washington. (AP Photo/John Minchillo)

SEP Ulusal Başkanı ve WSWS Uluslararası Yayın Kurulu Başkanı David North, “6 Ocak faşist darbesi” başlıklı perspektif yazısında şöyle yazdı: “6 Ocak 2021 olayları bir uyarı olarak görülmelidir. İşçi sınıfı, bir diktatörlük dayatma yönünde gelecekteki çabaları yenilgiye uğratmak için bir siyasi strateji ve eylem planı hazırlamalıdır.”

North şöyle devam ediyordu: “İşçi sınıfının tüm kesimlerinin seferberliği yoluyla geniş tabanlı bir halk direnişi örgütleyebilecek bir fabrika ve işyeri taban komiteleri ağının inşa edilmesi elzemdir.

“En önemlisi de, işçiler, Amerikan demokrasinin dağılışının kapitalizmin krizinden kaynaklandığını anlamalıdırlar. Sarsıcı düzeylerde toplumsal eşitsizlikle bölünmüş bir toplumda, demokrasiyi korumak imkânsızdır.” North, yazısını, WSWS okurlarını Sosyalist Eşitlik Partisi’ne katılmaya çağırarak bitiriyordu.

İşçiler arasında böyle bir programa yaygın destek var. WSWS’ye konuşan birçok işçi, Trump’ın ve suç ortaklarının tutuklanması talebiyle işçi sınıfının kitlesel bir karşı saldırısının geliştirilmesine desteğini ifade etti.

Detroitli bir otobüs şoförü şunları belirtiyordu: “Trump görevden alınmalı ve hakkında yasal işlem başlatılmalı. Kendisi bir isyan kışkırttı. Görevde son günlerinde olan bir başkanın böyle bir şey yapıp hiçbir kınama almamasını hayatım boyunca hiç duymadım. [Demokrasiye] ters olan ne varsa onu yapıyor. Ben sadece bir otobüs sürücüsüyüm ama birçok insan olarak bir araya gelmemiz gerekiyor ki daha iyisi için önemli bir değişiklik yapabilelim.”

Şoförün nişanlısı ise şunları ekliyordu: “Bu olay, kimsenin Trump üzerinde bir denetiminin olmadığını gösteriyor. O bunu kesinlikle tek başına yapmıyor. Ve bu renk meselesi değil. Bunlar her zaman güç ve kontrol için oldu. Şu anda daha kötü çünkü kendilerini tehdit altında hissediyorlar.

“Biden [Trump’ın televizyona çıkmasını isteyerek] yapabileceği en kötü şeyi yaptı. O da beş dakika çıkıp konuştu. Trump’ın televizyonda konuşma şekli; kesinlikle elebaşı oydu. ‘Aldatıldım, devam edin,’ dedi. 7 yaşındaki çocuğum bile neler olduğunu görüyor. Bana, ‘Anne, Donald Trump’ı neden hapse atmıyorlar?’ diye sordu. 14 yaşındaki çocuğum ise, okul müdürünün onlardan bu konuyu tartışmamalarını istediğini söyledi. Fakat bu bir tarih ve tarihin tartışılması gerek. İnsanlar tarihi bilmeliler.

“Otomotiv işçileri, doktorlar ve hemşireler, öğretmenler; tüm emekçilerin desteğini almamız gerekiyor. Fark yaratmak istiyorum. Ele alınması gereken birçok şey var; COVID bunların başında geliyor. Eğer herkes bir arada durursa, dünyada denge sağlanabilir.”

Ford Kansas City Montaj Fabrikası’ndan bir otomotiv işçisi, Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne şunları söyledi: “Bence bu çok ciddi. Washington’da protesto edenler, planlandığı gibi, Trump tarafından bunu yapmaları için kullanılıyorlar. Demokrasiyi ve serbest seçimleri ihlal ediyorlar.

“Trump, epeydir bir ayaklanma çağrısı yapıyor. Demokratik Parti onu durdurmak için hiçbir şey yapmadı. Böyle bir şey daha önce hiç görmedim. Bugünden sonra neler olabileceği konusunda endişeliyim.

“Bazı işçiler neler olup bittiğini biliyor gibi görünüyor. Geçen akşam fabrikada bir işçi bana, bugün ‘bir şeyler olacakmış gibi’ hissettiğini söylemişti.”

Amerikan siyaset kurumunun ikiyüzlülüğünü eleştiren otomotiv işçisi, şöyle devam ediyordu: “Nasıl olur da diğer ülkelere gidip, diktatörlüğe karşı olduğunuzu söyleyebilirsiniz? Şimdi şuraya bakın: demokrasiyi pencereden dışarı atmak üzereyiz.”

Aynı işçi, Ford’da çalışan birçok iş arkadaşının, Trump’a destekçilerine çağrı yapması için yalvaran ve faşist isyandan sonra bile Cumhuriyetçilerle birlik çağrısı yapan Demokratik Parti’nin korkaklığından tiksindiğini söyledi.

İşçi, Biden’ın Trump’ı destekçilerini durdurmaya çağırdığı konuşmaya atıfla şöyle devam etti: “Birçok işçi, dinlenme odasında televizyon izliyordu ve birkaçı Biden’ın ne söylediğine bile bakamıyordu. Olayı Trump kışkırttı ve [Biden] Trump’a Kongre binası dışında protesto gösterisi yapan insanlarla gidip konuşmasını söyledi.

“Bence işçi sınıfının onları durdurması gerekecek. Sorumlu olan sadece Cumhuriyetçiler veya Demokratlar değil. Seçkinler, zenginler; hepsi sorumlu. Her iki partinin de işçi sınıfı için iyi olmadığı sonucuna varıyorsunuz. İnsanlar bunu görmek zorunda kalacak.

“WSWS'nin aylar önce nasıl böyle bir şeyin olabileceğinden bahsettiğini biliyorum. Bence çok daha fazla insanın WSWS’yi takip etmesi gerekiyor.”

Birçok işçi, Kongre binası polisinin, neredeyse karşı konmadan güvenlik bariyerlerini aşmalarına izin verilen aşırı sağcı Trump destekçilerine yönelik muamelesi ile polis şiddetine karşı protestolara karşı başvurduğu büyük çaplı devlet baskısı arasındaki muazzam zıtlığa dikkat çekti.

Pensilvanya’dan bir uçak teknisyeni ise, “İnsanlar, şiddetin kaynağının biz değil, Kongre binasını basanlar olduğunu anlamalılar,” diye söze başladı. Yazın George Floyd protestoları sırasında olandan farklı olarak, “Anlaşılan o ki, bugün bu insanlarla tamamen farklı bir polis gücü meşgul oluyor,” diyen işçi, alaycı bir üslupla, “bu polisler birdenbire her türlü hassasiyet eğitimini almış olmalılar,” diye ekliyordu.

Kansas’tan bir mühendis konu hakkında şunları söylüyordu: “Hemen akla gelen, kolluk kuvvetlerinin BLM [Siyahların Hayatı Önemlidir] gösterilerinde yaptıkları ile Kongre binasının işgalini zorla durdurmak bir yana, bina polisinin durumu kontrol altına alma konusunda gösterdiği kayıtsızlık arasındaki keskin tezattır. Bugün, Konfederasyon bayrağının İç Savaş sırasında bile Kongre binasına giremediğini okudum. İşte bugün girdi.”

Detroit yakınlarındaki Sterling Heights Montaj Fabrikası’ndan (SHAP) bir işçi ise şunları belirtti: “SHAP’ta herkes olanlar karşısında buz kesildi. Polislerin faşistlere davranışı ile polis şiddetine karşı çıkan protestoculara davranışı arasındaki zıtlık, dün fabrikada herkesin konuştuğu bir şeydi. Polis, bunun olmasına izin verdi. Bununla beraber, bu bir ırk savaşı değil. Eğer insanlar ‘beyaz ayrıcalığı’ndan dem vuruyorlarsa, meseleyi anlamıyorlar demektir. Bu, işçi sınıfına yönelik bir saldırıdır.”

Aynı işçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu durdurması gereken bizleriz. Trump, destekçilerini seferber ediyor ama aynısını biz de yapabiliriz. İşçileri harekete geçirmek bazen büyük şoklar gerektirir, ancak şu anda olan böyle bir şoktur. İnsanlar bu olaylarla eğitiliyor.”

Emekli bir kamu emekçisi şunları söylüyordu: “Ferguson’da, polisin ve ordunun çatılarda keskin nişancıları vardı. Rodney King’i hatırlıyorum; onu kan revan içinde bırakana kadar dövdüler. Bugün ise, Gururlu Çocuklar, Kongre binasına girip Seçiciler Kurulu’nun sayımını ve seçimin onaylanmasını durdurdular ve bunun için tutuklanmadılar. Bu, onları ancak cesaretlendirir. Bu olay, daha fazla üye çekmeleri için hedef kitleyi ve örgütsel kaynağı genişletecektir. Olayı bir başarı olarak adlandıracaklar ve tutuklanmayacaklar.

“NBC’de bu olayın genellikle ‘uzak diyarlarda’ meydana gelen bir şey olarak nitelendirilmesi, şu gerçeği tamamen görmezden geliyor: bahsettikleri topraklar Amerikan emperyalizminin bu tür olaylarda suç ortağı olduğu topraklardır. El Salvador, Guatemala, Şili, İran ve başka ülkelerde, demokratik olarak seçilmiş yetkililer devrilip yerlerine ABD kuklaları geçirilmiştir.

“Burjuva devlet tamamen yozlaşmış durumda ve bunu artık gizleyemiyorlar. İfşa oldu.”

Kaliforniya’dan bir market işçisi, WSWS’ye şunları ifade etti: “Gerçekten inanıyorum ki, aşırı sağcı tayfa, Kongre binasının basılmasını bir devrim olarak görüyor. Bunun tamamen ders kitaplık bir iç terörizm olduğu söyleniyor.

“İş arkadaşlarımla olup biten her şeyden konuşurken yöneticinin gelip beni uyarması, yine de beni şaşırtıyor… işçileri susturmak gerçek bir yönetim biçimidir, böylece ‘mal ve hizmetlerin barışçıl mübadelesi’nde bir aksaklığa neden olmazlar.”

Fiat Chrysler’in Jefferson North Montaj Fabrikası’ndan bir otomotiv işçisi ise, işçi sınıfını aşırı sağı yenilgiye uğratmak üzere harekete geçmeye çağırıyordu: “İşçiler ya şimdi bir tavır alırlar ya da sonsuza dek köle olurlar. Bu kadar. Faşistler halkın evindeler. Bu, Nazilerin 1933’teki Reichstag [Alman Parlamentosu binası] yangını gibi. Ya demokrasi ya da faşizm ve şimdi bir tavır alma zamanı. Eğer biri evinize zorla girerse, bu haneye tecavüz olarak değerlendirilir; peki, bilin bakalım ne oldu? Evinizin içindeler.”

“Şimdi tam zamanı. Bu bir şaka değil. Peki ya Demokratik Parti’nin tepkisi? Hiçbir şey! Biden hiçbir şey yapmayacak, bugün söyleyecek hiçbir şeyi yoktu, Demokratlar, hemen hemen her konuda Cumhuriyetçilerle aynı fikirdeler. Demokratların tek yaptığı, hepimiz ölürken bu sürü bağışıklığı pisliğini sürdürmek. Bu gülünç. Artık yeter.”