COVID-19 nedeniyle dünya çapında hastaneye yatışlar ve ölümler rekor seviyelere ulaştı

Bryan Dyne
25 Aralık 2020

Tüm dünyada 2020 yılbaşı tatili döneminde, koronavirüs pandemisi nedeniyle 1,7 milyon insanın bir daha asla sevdiklerini ziyaret edemeyeceği ve birlikte bayramları kutlama fırsatı bulamayacağı trajik gerçeği hakimdir.

İlk COVID-19 vakasının Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirilmesinden bu yana geçen her dakikada üçten fazla kişi hastalıktan öldü. Bilgisayar aracılığıyla sevdiklerine veda etmek zorunda kalan büyükanne ve büyükbabaları, son anları ventilatörle nefes almak için mücadele ederek geçen işçileri, hayatları yeni başlamış genç yetişkinleri ve dünyanın hiç farkında olmayan iki aylık bebekleri kaybettik.

Los Angeles, Providence Holy Cross Tıp Merkezi’nde Dr. Rafik Abdou ve solunum terapisti Babu Paramban, bir COVID-19 hastasını muayene ediyor, 19 Kasım 2020 [Kaynak: AP Photo/Jae C. Hong, File]

Pandeminin başlamasından yaklaşık bir yıl sonra, salgın hız kazanıyor. Her gün 11.500’den fazla insan ölüyor. Bu, Nisan’daki ilk dalgada kaydedilen en yüksek ölüm oranının neredeyse iki katıdır. İlk 100.000 canın kaybedilmesi dört ay sürdü. Şimdi, her dokuz günde bir 100.000 kişi ölüyor.

Amerika Birleşik Devletleri en çok etkilenen ülke olmaya devam ediyor. Başkan Donald Trump’ın Demokratların yardım ve yataklık ettiği sürü bağışıklığı politikası, şu ana kadar ülkede yaşayan her 1000 kişiden birini öldürdü. Okullar ve işletmelerin açık kalmaya zorlanması ölümcül hastalığı daha da yayarken, her gün yaklaşık 3.000 ölüm ve 220.000 yeni vaka bildiriliyor.

En son dalga, başta başkan seçilen Biden’ın koronavirüs danışma kurulundan gelenler olmak üzere çeşitli kaygı verici yorumlara yol açtı. New York Üniversitesi’nden öğretim üyesi Dr. Celine Gounder, MSNBC’ye verdiği demeçte, önümüzdeki birkaç haftada “dalga üstüne dalga” geleceğini söyledi. Hastane çalışanlarının “Kimin tedavi olup olmayacağı konusunda çok zor bir tercih yapmak zorunda kalacaklarını” belirtti.

Bu, en çok hastane yatakların doluluk seviyesine yaklaştığı Kaliforniya, Oklahoma, Tennessee ve Teksas gibi eyaletlerde geçerli olacaktır. Tennessee Sağlık Komisyonu Üyesi Dr. Lisa Piercey, Ulusal Kamu Radyosu’na yaptığı açıklamada, “Şükran Günü’nde olduğu gibi Noel ve Yeni Yıl’dan sonra da yeni bir dalga olursa, hastanelerimizi tamamen çökertir,” dedi.

Biden’ın danışma kurulunun başka bir üyesi olan Dr. Atul Gawande tarafından da benzer görüşler ifade edildi. Gawande, CNBC’ye, “Ülkenin üçte birinden fazlasında hastanelerin zaten dolup taştığını” söyledi. ABD’de koronavirüse bağlı 115.000’den fazla hastaneye yatış vakası var. Bu, Temmuz ve Nisan ayındaki korkunç sayıların bile iki katı ve halen günlük yatış oranları artmaya devam ediyor.

Daha kötü bir senaryodan nasıl kaçınılabileceği sorusuna Gawande şöyle cevap verdi: “Bu konuda ne yapalım? Gerçekten işe yarayanlar hâlâ aynı uygulamalar. Bir sonraki 100.000 ölüm fırına verilmiş durumda.”

100.000 kişinin hayatını kurtarmak için hiçbir şey yapılamayacağı ifadesi, tüm Amerikan egemen sınıfının “uygulamalar”ının iflasının kabulü anlamına gelir. Üstelik bu ifade doğru değildir.

Virüsün yayılmasını kontrol altına almak ve nihayetinde durdurmak, ölüm dalgasını sona erdirmek için özel acil durum önlemlerinin alınabileceği iyi bilinmektedir. Çin ve Vietnam gibi, hayati olmayan işletmeler ve okullar da dahil olmak üzere ciddi ve uzun süreli kapanmalar gerçekleştiren ülkelerde virüs kontrol altına alındı ve neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı.

Virüsün ilk ortaya çıktığı Çin’in nüfusu 1,4 milyar, yani ABD’nin dört katı. Toplam COVID-19 ölü sayısı ise 4.634 ve Nisan ayından bu yana virüsten kaynaklı ölüm bildirilmedi. Avrupa’nın sanayileşmiş ülkeleri gibi, hayati olmayan üretimi devam ettirme ve okulları açık kalmaya zorlama konusunda ısrar eden Amerika Birleşik Devletleri, şu anda haftada ortalama 19.600 COVID ölümü kaydediyor ki bu Çin’de tüm yıl boyunca ölenlerin 4 katından fazladır. Bu gerçekleri kabul etmek Çin rejiminin onaylanması demek değildir.

Virüsü kontrol altına alacak ve ölüm dalgasını sona erdirecek acil önlemler, tek bir temel nedenden ötürü alınmıyor: Kapitalist topluma hakim olan mali oligarşilerin ekonomik çıkarlarına zarar vermemek için. İnsan hayatı karşısında şirket kârlarına, hisse senedi fiyatlarına ve süper zenginlerin servetine mutlak öncelik verilmektedir. Aynı egemen sınıflar, şirket kârlarının akışını sürdürmek için işçileri virüsle dolu fabrikalara ve işyerlerine, öğrencileri ve eğitim emekçilerini de güvenli olmayan okullara gitmeye zorluyorlar. Safları giderek genişleyen işsizlere gelir yardımı sağlamayı reddediyorlar. Yani, işçilere ya ölümü göze alarak çalışma ya da evsiz ve parasız kalma ‘‘seçimi’’ sunuluyor.

ABD Kongresi’nden geçen gülünç ‘‘yardım’’ tasarısının da altını çizdiği gibi, egemen sınıf, en yüzsüz biçimde ABD’de, pandemiyi kendisini daha da zenginleştirmek ve işçi sınıfının ücret ve sosyal koşullarını daha da geriletmek için kullanıyor.

Bu nedenle pandemiye, kitlesel ölümlere ve kitlesel yoksullaşmaya karşı mücadele kapitalist sisteme karşı siyasi bir mücadeledir. Hayati olmayan üretimin ve okulların kapatılmasını sağlamak, bundan etkilenen işçiler için tam gelir garantisi sağlamak, gerekli işyerlerinde güvenli koşullar yaratmak, binlerce hemşire ve doktor işe almak, kişisel koruyucu donanım dahil olmak üzere yeterli sağlık hizmeti sağlamak ve pandemi sırasında evden uzaktan eğitim için yüksek hızlı interneti ve diğer kaynakları garanti etmek, işçi sınıfının bağımsız müdahalesine bağlıdır. Bu sosyal ihtiyaçlar için gerekli olan büyük kaynaklar, şirket-finans seçkinlerinin tiksindirici zenginliğinin kamulaştırılması ve büyük şirketlerin ve bankaların işçi sınıfının demokratik denetimi altında kamu mülkiyetine dönüştürülmesi yoluyla elde edilebilir ve edilmelidir.

Yeni gelen Biden yönetimi, bu tür önlemleri şimdiden reddetti ve bunun yerine, işyerlerinin kapatılmaması ve okulların tamamen geri açılması gerektiğini ifade etti. Bu, her şeyiyle, Trump tarafından izlenen aynı ölüm saçan sürü bağışıklığı politikasıdır. Ölüme mahkûm olanları, belki 600 dolarlık bir teselli ödülü ile uyutacaklarını sanıyorlar.

Biden ve Trump’ın pandemiye karşı yaklaşımı her büyük kapitalist hükümetin yansımasından ibarettir. Kısa süre önce koronavirüsün yeni ve daha bulaşıcı bir türünün tespit edildiği Büyük Britanya’da, Ulusal Sağlık Hizmeti, hastanelerinin Noel Günü’nde pandeminin en yoğun dönemini yaşayacağını tahmin ediyor. Ülkede 69.000’den fazla ölüm meydana geldi ve şu anda rekor sayıda yeni vaka kaydediliyor.

189.000’den fazla ölümle dünyadaki en yüksek ikinci koronavirüs ölüm oranına sahip olan Brezilya’da, faşizan Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, pandeminin çaresi olarak hidroksiklorokini teşvik ediyor. Trump tarafından da pazarlanan ilacın COVID-19 ölüm oranları üzerinde hiçbir etkisi olmadığı kanıtlanmış durumda. Bu, Bolsonaro’nun Brezilya’da geriye kalan birkaç kapanma ve diğer halk sağlığı önlemlerini sona erdirmek için bu ve diğer etkisiz ilaçları dayatarak kendi sürü bağışıklığı politikasını hızlandırmasını engellemedi.

Pasifik’in diğer tarafında, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin politikaları aynı derecede yıkıcıydı. Çok az önlem veya planlamayla ülke çapında on milyonlarca insanı mahsur bırakan bir kapanma uyguladıktan sonra Modi, sonrasında ortaya çıkan sosyal krizi topyekûn işe dönüş hamlesini başlatmak için kullandı. Mayıs ayında başlayan ve bugüne kadar devam eden bu süreç, vakalarda bir artışa neden oldu ve 10,1 milyondan fazla vaka ve 146.000’den fazla kayıtlı ölümle sonuçlandı.

Daha Şubat ve Mart aylarında halk sağlığı yetkililerinin ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin uyarıları dikkate alınmış olsaydı, artık hayatını kaybetmiş olan milyonlarca insan hâlâ hayatta olacak ve bu yılki bayramlar ölüm hayaletinin gölgesinde kutlanmayacaktı.

Bununla birlikte, Karl Marx’ın bir zamanlar yazdığı gibi, kapitalist sınıfın üzerinde beliren bir hayalet daha var: sosyalist devrim hayaleti. Son birkaç ayda, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hemşirelerden Hindistan’daki çiftçilere kadar dünya çapında sınıf mücadelesinde bir yükselişe tanık olundu. Şimdi görev; bu mücadeleleri, sadece iş arkadaşlarının, dostlarının ve sevdiklerinin önlenebilir bir pandemi eliyle öldürüldüğünü görmekten kaynaklanan öfkeyle değil, aynı zamanda dünyayı kasıp kavuran hastalığın temelindeki kapitalizme son vermek ve tedaviyi, yani sosyalizmi uygulamak için devrimci enternasyonalist bir programla donatmaktır.