SEP (Avustralya) beşinci ulusal kongresini başarıyla düzenledi

31 Ağustos 2020

Sosyalist Eşitlik Partisi (Avustralya), 14-16 Ağustos tarihleri arasında başarılı bir ulusal kongre düzenledi. Ülkenin dört bir yanından kongreye katılan delegeler, Avustralya ve dünya kapitalizminin derinleşen krizini ve partinin görevlerini özetleyen bir ana kararı tartışıp oybirliğiyle kabul ettiler ve yeni bir ulusal önderlik seçtiler. SEP, ulusal kongrelerini iki yılda bir düzenliyor.

Koronavirüs pandemisi nedeniyle çevrimiçi düzenlenen ve ABD’deki SEP’in geçtiğimiz ayki kongresini takip eden etkinliğe önemli bir uluslararası katılım damga vurdu. Dünya Troçkist hareketi Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) ABD, Britanya, Almanya, Fransa, Sri Lanka, Yeni Zelanda ve Kanada temsilcileri, tebrik mesajlarını ilettiler ve tartışmalara katıldılar.

WSWS uluslararası yayın kurulunun başkanı ve SEP’in (ABD) ulusal başkanı olan David North, COVID-19 krizinin dünya tarihindeki bir dönüm noktası olarak önemini değerlendirdiği bir konuşma yaptı. North, DEUK’un faaliyetini, Lev Troçki suikastının 80. yıldönümü ve Dördüncü Enternasyonal’in sosyalist enternasyonalizm uğruna verdiği uzun süreli mücadele bağlamına yerleştirdi.

Cheryl Crisp, pandeminin farklı aşamalarını irdelediği ayrıntılı bir rapor sundu. Crisp, Avustralya’nın bu küresel krizden muaf olduğuna dair resmi iddiaların düzmece karakterini teşhir etti; Avustralya egemen seçkinlerinin ve siyaset kurumunun pandemiye yanıtının, uluslararası benzerleri gibi, yalnızca şirket ve finans seçkinlerinin çıkarları eliyle dikte edilmiş olduğunu vurguladı.

Crisp’in raporu, küresel ölçekte sınıf mücadelesinin yükselmesine yol açan süreçlerin Avustralya’da da mevcut olduğunu açıkça ortaya koydu. Crisp, SEP’in işçi sınıfı içindeki müdahalesini derinleştirme, büyük toplumsal ve siyasi mücadelelere hazırlık olarak partiyi inşa etme gereğinin altını çizdi.

Ayrıca SEP’in analizinin ve faaliyetinin farklı yönleri üzerine raporlar sunuldu. SEP üyelerinin korporatist sendikalara karşı eğitim emekçilerinin sosyal haklarını savunmak için önayak olduğu bir öğretmen taban örgütü olan Kamusal Eğitim Komitesi’nin mücadelesi; SEP’nin gençlik örgütü Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’i (IYSSE) işçi sınıfı gençliği ve öğrenciler içinde inşa etme mücadelesi; partinin, WikiLeaks yayıncısı Julian Assange’ın serbest kalması ve Chelsea Manning ile Edward Snowden dahil olmak üzere bütün ifşaatçıların savunulması için yürütülen uluslararası kampanyaya katılımı ve emperyalist savaş yönelimine, özellikle de ABD’nin Çin’le artan cepheleşmesine karşı savaş karşıtı uluslararası bir işçi sınıfı hareketi inşa etme mücadelesi, bunlar arasındaydı.

WSWS’de yayımlanan ana kongre kararı, “Koronavirüs pandemisi, kapitalizmin krizi ve SEP’in görevleri” başlığını taşıyor.

WSWS’nin bu yılın başından beri geliştirdiği çözümlemeye ve DEUK’un son on yıllardaki başlıca açıklamalarına dayanan bu karar, pandemiyi, toplumsal eşitsizliğin büyümesini, tüm dünyada hükümetlerin militarizme ve otoriter rejimlere yönelişini ve sınıf mücadelesinin canlanmasını hızlandıran, “tetikleyici bir olay” olarak tanımlıyor.

Karar, WSWS’nin 3 Ocak’ta yayımlanan ve 2020’leri bir devrimci mücadele on yılı olarak tanımlayan perspektif yazısındaki öngörünün birkaç ay içinde doğrulandığını ifade ediyor:

“COVID-19 pandemisi, kapitalist sistemin muazzam bir arızasını tetiklemiş ve dünya genelinde egemen sınıflar ile halk kitlesi arasındaki uçurumu açığa vurmuştur. Tüm dünyada hükümetler, canice kayıtsızlıkları ve ihmalleri nedeniyle teşhir oldular. Böylesi bir halk sağlığı felaketi tehlikesine dair yinelenen uyarılara rağmen hazırlık yapmamaları ve derhal gerekli önlemleri almamaları, COVID-19’un hızlı yayılmasına ve yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur.”

Karar, bu gelişmelerin Avustralya’da nasıl ifade bulduğunu ele alıyor ve pandemiye verilen canice ihmalkâr yanıtı belgeliyor. Buna, koronavirüs vakalarında ve ölümlerde yeniden canlanmayla sonuçlanan “ekonominin geri açılması” da dahildir. Kararda şunlar belirtiliyor:

“Hem pandeminin hızla yayılması ve küresel doğası hem de yıkıcı ekonomik ve toplumsal etkisi, Avustralya dahil olmak üzere herhangi bir ülkeyi ya da kıtayı duvar örerek bu krizden ayırmanın olanaksızlığını göstermektedir. Çağdaş ekonomik ve toplumsal yaşamın birbirine muazzam seviyede bağlı olması nedeniyle ulusal sınırlar dünya halklarını koruyamaz. Küresel bir çözüm gereklidir. Milyonlarca insanın daha hayatına ve geçimine yönelik tehdide ancak uluslararası işçi sınıfının seferberliğiyle karşı konulabilir. Uluslararası işçi sınıfı, virüsle mücadele etmek için gereken ekonomik, bilimsel, endüstriyel kaynakların ve bilgi kaynaklarının uluslararası koordine edilmesinin önünde bir engel olan kapitalist kâr sistemini devirebilecek tek toplumsal güçtür. Bu görev, dünya çapında gerekli stratejiyi ve önderliği sağlamak için sosyalist devrimin dünya partisi DEUK’un inşasını gerektirmektedir.”

Karar, ABD’nin Çin’le artan ve bir nükleer savaş tehlikesi yaratan cepheleşmesinde Avustralya’nın merkezi rolünü özetliyor. Kararda, anayasaya aykırı (pandeminin büyük kısmında kararnameyle yöneten) bir “ulusal kabine” kurulması, polisin ve ordunun yetkilerinin genişletilmesi dahil olmak üzere demokratik haklara karşı yoğunlaşan saldırı değerlendiriliyor.

Karar, ayrıca, İşçi Partisi’nin ve sendikaların işçi sınıfının sosyal konumuna yapılan ve son altı ayda çarpıcı biçimde yoğunlaşan saldırının hayata geçirilmesindeki merkezi rolüne özellikle dikkat çekiyor. Belge, Haziran ayındaki polis şiddetine karşı kitlesel protestolarda ortaya çıkan siyasi radikalleşmenin derinleşmesini ve işçi sınıfının toplumsal ve siyasi muhalefetinin ortaya çıkmasını öngörüyor.

Belgede, partinin, işçilerin dahil olduğu ilk mücadeleler ile sosyalist devrim perspektifi arasında bir köprü kurmayı amaçlayan geçiş talepleri geliştirmesi konusu detaylandırıyor. Bu, sendikalara karşı bir başkaldırı ve işyerlerinde ve mahallelerde bağımsız taban komiteleri kurulması uğruna mücadeleyi kapsamaktadır.

Kararda, SEP’in görevlerini özetleyen 30. madde şunları belirtiyor: “20. yüzyılın stratejik dersleri—hem Ekim 1917’deki Rus Devrimi’nin zaferi hem de işçi sınıfının devrimci mücadelelerde uğradığı acı yenilgiler—bunların hepsi, siyasi eğitim ve önderlik sağlayacak devrimci bir parti olmadan, işçi sınıfının kitle hareketinin, ne kadar militan olursa olsun, iktidarı burjuvaziden alamadığını göstermektedir. SEP’in temel görevi, ortaya çıkan mücadelelere agresif bir şekilde müdahale ederek işçi sınıfının kilit kesimleri içinde siyasi nüfuzunu inşa etmek, işçileri ve gençleri partiye katmak ve onları devrimci savaşçılar olarak eğitmektir.”

Söz konusu karar, iki tamamlayıcı kararla beraber Kongre tarafından oybirliğiyle kabul edildi. Bunlar, “Julian Assange’a özgürlük! Chelsea Manning’i ve Edward Snowden’ı savunun!” ile “IYSSE’yi inşa edin!” başlıklı kararlardır.

Kongre, önümüzdeki iki yıl partinin faaliyetine önderlik etmesi için yeni bir Ulusal Komite seçti. Ulusal Komite, SEP’in son dönemdeki büyümesini yansıtacak şekilde, geçtiğimiz beş yılda Troçkizme kazanılan öğrencilerin, gençlerin ve işçilerin yanı sıra onlarca yıldır partide yer alan emektar üyeleri içeriyor.

Ulusal Komite, Cheryl Crisp’i partinin ulusal sekreteri seçti. 2015’te ulusal sekreter yardımcısı seçilen Crisp, SEP’in ve onun önceli örgütün 1972’den beri önde gelen bir üyesidir. Eski ulusal sekreter James Cogan, sağlık durumu nedeniyle görevden ayrıldı.

Partinin Newcastle bölgesindeki faaliyetine önderlik eden ve başka yerlerdeki faaliyetlerde önemli bir rol oynayan Max Boddy, partinin yeni ulusal sekreter yardımcısı seçildi. Peter Symonds, WSWS ulusal editörü seçildi.

Crisp, kapanış konuşmasında, kongrenin başarısının DEUK’la sıkı uluslararası işbirliğine ve dünya Troçkist hareketinin muazzam siyasi ve teorik hazırlığına dayandığının altını çizdi. Crisp, kongrenin dünya durumundaki bir dönüm noktasının ortasında düzenlendiğini, bu dönüm noktasının SEP’in devrimci programının işçi sınıfının ve gençliğin gelişmekte olan kitlesel hareketi ile kesişmesinin koşullarını yarattığını vurguladı.