Amerika’nın Genç Demokratik Sosyalistleri ile Syriza gençliği ilişkilerini geliştiriyor

Sam Wayne
8 Temmuz 2020

Amerika’nın Genç Demokratik Sosyalistleri (YDSA) üyeleri, geçtiğimiz günlerde, Yunanistan’da yıllarca kemer sıkma ve polis baskısı uygulayan sahte sol parti Syriza’nın gençlik kolu ile ortak bir bildiri yayımladılar.

YDSA ve Syriza Gençliği üyelerinin ortak açıklaması, “polis vahşeti ve kapitalizmin küresel sorunları” hakkında. Yazarlar arasında Spyros Kasapis (hem Syriza Gençliği’nin hem de YDSA’nın Michigan Üniversitesi bölümü üyesi) ve Vicky Tsefala (Syriza Uluslararası Gençlik Komitesi Başkanı) bulunuyor. Michigan Üniversitesi’nde YDSA üyesi Elias Khoury ise yazının editörü olarak belirtiliyor.

YDSA’nın Activist adlı yayınında çıkan ortak açıklama, George Floyd’un polis tarafından öldürülmesi ve ardından ABD genelinde patlayan kitlesel protestolara odaklanıyor. Yazarlar ayrıca, Aleksis Grigoropoulos’un Yunanistan polisi tarafından 2008’in Aralık ayında 15. doğum gününde vurularak öldürülmesine yanıt olarak büyük protestoların patlak vermesi ile paralellik kuruyorlar. Aleksis Grigoropoulos’un vurularak öldürülmesi, Papadopulos diktatörlüğünün düşmesinden beri Yunanistan’daki en büyük protestolardan birine yol açmıştı.

Yazarlar, Trump hükümeti ile Yunan hükümetinin tepkisi arasındaki benzerlikleri belirtiyor: “Hükümet, bizim doğrudan eylemimize karşı her zaman olduğu gibi daha fazla şiddet uygulayarak karşılık verdi. Devletin, Yunan halkının ihtiyaçlarını karşılamaktan çok kendi iktidarını korumakla ilgilendiği açıktı.”

Ancak yazarlar, 2015 yılında Yunanistan’da iktidara gelen Syriza’nın protestoculara karşı, emeklilere yapılanlar dahil şiddetli saldırılar düzenlediğini belirtmiyorlar.

Ekim 2015’te, küçük bir grup emekli Atina şehir merkezinde Syrizalı Başbakan Aleksis Çipras ile bir toplantı talep etmek için yürüyüş yaptı. Polis, polis arabalarıyla parlamento binasının caddesini trafiğe kapattı ve gösteriyi zorla dağıttı.

Öfkeli emekliler ablukayı delmeye ve bir polis arabasını devirmeye çalıştıklarında, çevik kuvvet ekipleri yakın mesafeden kalabalığa göz yaşartıcı gaz attı. Yaşlı erkekler ve kadınlar, bazıları koltuk değneğiyle, nefes nefese, geri çekilmek zorunda kaldılar. Protestolar, Syriza hükümetinin en son kemer sıkma paketinin bir parçası olarak kabul edilen sert kesintilere karşı düzenlenmişti. Bu kesintilerden on binlerce emekli işçi etkilendi.

Yaşlı protestoculara yönelik baskı, yaygın kemer sıkma önlemlerine karşı çıkan Atina Teknik Üniversitesi’ndeki protestoculara yönelik bir başka şiddetli saldırıdan sadece aylar sonra gerçekleşmişti. Başbakan Aleksis Çipras, Syriza hükümetinin “yasa ve düzeni” korumak için gerekeni yapacağına dair güvence verdi.

Bu adımlar, Syriza’nın Yunan ve Avrupa egemen sınıfının taleplerini yerine getirme biçimindeki rolünün bir ifadesiydi. Kemer sıkmaya ve “neoliberalizm”e karşı kampanya yürüterek iktidara gelen Syriza, sadece birkaç hafta içinde seçim vaatlerine ihanet etti ve ezici halk muhalefetine rağmen kemer sıkma politikalarını uyguladı. İşçilerin ve gençlerin bu ihanete yönelik öfkesi, Syriza’nın sağcı Yeni Demokrasi Partisi tarafından yenilgiye uğratıldığı Temmuz 2019 seçimlerinde dışa vuruldu.

Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri gibi, Syriza da kapitalizme karşı değildir ve işçi sınıfının kapitalist egemenliğe karşı herhangi bir mücadelesine önderlik veya bu mücadelelere katılmak gibi bir niyeti yoktur. Bildiri, “sığ çözümleri” reddetmekten ve polis vahşetini de kapsayan sorunların “temel nedenleri”ni ele almaktan söz etse de, herhangi bir siyasi program sunmuyor. Bildirinin yazarları “yozlaşmış siyasi sistem”den ve “baskı sistemleri”nden söz ederken, açıklamada kapitalizm tek bir kere bile geçmiyor. Fakat bu bir hata değil.

Syriza’nın yükselişi, iktidar dönemi ve çöküşü, işçiler ve gençler tarafından incelenmesi gereken kritik bir stratejik deneyim sağlamıştır. Dünya Sosyalist Web Sitesi, Syriza’yı dikkatle takip etti ve bu örgüte yönelik erken uyarılar ve analizler yaptı. WSWS, 2012 gibi erken bir tarihte, işçileri Syriza’nın siyasi işlevi konusunda şöyle uyarmıştı:

Syriza, yaklaşan sınıf mücadelelerinde, işçilerin karşısına bir düşman olarak çıkacaktır. Onun amacı, iktidarda olsun ya da olmasın, kemer sıkma politikalarına yönelik halk muhalefetini kontrol altına almak ve mali sermayenin işçi sınıfı üzerindeki siyasi egemenliğini sürdürmektir. Yunan egemen sınıfı, halkın radikalleşmesini önünü kesmek amacıyla Syriza’nın iktidara gelmesine izin verirse, bu durum işçi sınıfı için sadece daha fazla hayal kırıklığı ve yenilgiye yol açacaktır.

YDSA’nın bildirisi, açıkça Syriza’nın siyasi ihanetlerinin üzerine örtme girişimidir. Bildirinin yazarları, Yunanistan’da Syriza tarafından yürütülen baskı ve kemer sıkma politikalarının ABD’deki işçiler ve gençler tarafından bilinmediğini umuyor.

Bildiri şu şekilde sona eriyor: “Syriza Gençliği ve YDSA olarak, aramızda ileriye doğru daha güçlü bir bağ geliştirmek için ortak hedeflerimizi kullanabilmeyi umuyoruz.”

Bir YDSA şubesinin, çekince göstermeden veya eleştiri yapmadan Syriza Gençliği ile işbirliği yapmak ve yakın ilişkiler geliştirmek istemesi, yalnızca, DSA’nın ABD’de Syriza’ya benzer bir işleve hizmet ettiği gerçeğini yansıtmaktadır.

DSA ve YDSA’nın 2020 seçimlerindeki rolü, yarıştan çekildikten sonra Joe Biden’ın sağcı kampanyasına tam destek veren Demokrat Bernie Sanders’ın kampanyasına destek vermek olmuştur. DSA’nın sosyalizmle ilişkisi Syriza’nınkinden daha fazla değildir.

Syriza hükümetinin sonucu, sahte sol ve “sol popülist” hareketlerin uluslararası eğiliminden bir sapma değildir. ABD’deki Sanders, Britanya’daki Jeremy Corbyn, İspanya’daki Podemos, Almanya’daki Sol Parti ya da Brezilya’daki İşçi Partisi, işçileri ve gençleri burjuva siyaseti içinde kapana kısılmış tutmak için sol sloganlar kullanan partiler ve bireylerdir.

İleriye giden yol, Marksist ve Troçkist perspektife yönelmekten geçmektedir. Bu, uluslararası işçi sınıfının gerçek sosyalizm uğruna mücadelede üretimden gelen gücünün devrimci seferberliği demektir. İşçi sınıfı içinde yeni bir devrimci önderliğe ihtiyaç var. Bu önderlik, Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’dir (DEUK).

Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (SEP) öğrenci hareketi olan Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler (IYSSE) ve DEUK, gençler arasında, tüm işçi sınıfının uluslararası sosyalist hareketinin bir parçası olacak bir hareketin canlanması için mücadele etmektedir.

Öğrencileri ve genç işçileri, Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler’e ve Sosyalist Eşitlik Partisi’ne katılmaya, DEUK’un tarihini ve Marksizmi savunmak için verdiği mücadeleyi incelemeye ve gerçek sosyalizm mücadelesine dahil olmaya çağırıyoruz.

27 Haziran 2020