Sri Lankalı Troçkistlerden elinizi çekin

SEP, ordunun Jaffna’daki adaylarına tacizini kesmesini talep ediyor

Sosyalist Eşitlik Partisi (Sri Lanka)
1 Temmuz 2020

Son haftalarda, Sri Lanka ordusunun istihbarat subayları, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (SEP) önde gelen üç üyesinin evlerine gidip sorular sordular. Söz konusu SEP üyeleri, önümüzdeki ulusal seçimlerde kuzeydeki Jaffna bölgesinden aday oluyorlar.

COVID-19 pandemisi nedeniyle birkaç kez ertelenen seçimler 5 Ağustos’ta yapılacak. SEP, Jaffna, Kolombo ve Nuwara bölgelerinden 43 aday çıkarıyor.

Ordunun bu eylemleri, SEP’in demokratik haklarının apaçık bir ihlalidir ve adanın savaştan harap edilmiş olan kuzeyinde yaşayan yoldaşlarımızın hayatlarına yönelik bir güvenlik tehdidi niteliğindedir. İşçileri, gençleri ve tüm demokratik hak savunucularını, ordunun tacizine ve gözdağına karşı çıkmaya ve SEP’in üyelerini ve demokratik haklarını savunma kampanyasına destek olmaya çağırıyoruz.

Sampanthar, Sutharsan ve Rajavel, onlarca yıldır iyi tanınan, genel ve bölgesel seçimlerde aday olmuş SEP üyeleridir. Sampanthar ve Sutharsan, SEP’in onlarca açık toplantısında konuşma yapmıştır.

SEP Genel Sekreteri Wije Dias, 20 Haziran’da, emekli bir tümgeneral olan Savunma Bakanı Kamal Gunaratne’ye hitaben yazdığı mektupta, SEP adaylarının sorgulanmasını protesto etti. Mektubun bir kopyası, Sri Lanka Seçim Kurulu başkanına gönderildi.

İlk iki olayı anlatan Dias şunları belirtiyordu: “SEP; Sri Lanka Devlet Başkanı Gotabhaya Rajapakse hükümetinin silahlı kuvvetlerinin bu ayrımcılık ve gözdağı eylemlerini partimizin ve üyelerimizin temel demokratik haklarının ihlali olarak mahkûm eder…

“Bu askeri görevlilerin eylemlerine dair bir açıklama talep ediyor ve aşağıdaki soruların yanıtlanmasını istiyoruz:

“Birincisi; yasal bir siyasi parti olan SEP’in üyelerinin sorgulanmaya çalışılmasını kim teşvik etti ve bunun için kim yetki verdi?

“İkincisi; ordunun SEP adayları hakkında kişisel bilgi toplamasının amacı nedir?

“Üçüncüsü; her iki SEP üyesi de daha önce genel, bölgesel ve yerel seçimlerde aday olmuş ve ordu tarafından sorgulanmamıştır. Peki, ordu şimdi neden yasayı ihlal ederek, partimizin ve üyelerinin anayasal olarak korunan temel haklarını çiğneyerek bu tür soruşturmalar yapıyor?

“Dördüncüsü; Jaffna’da ve diğer bölgelerde ordu tarafından başka hangi adaylar sorgulanmıştır?”

Dias, protesto mektubunun sonunda şunları belirtti: “Ülkedeki ve özellikle de Jaffna bölgesindeki aşırı gerilimli siyasi ortam bağlamında, ordunun seçime doğrudan müdahalesinin temel demokratik hakların tehlikeli bir şekilde baltalanması anlamına geldiğini düşünüyoruz. Sorularımıza yanıt talep ediyor ve bu uygulamaların son bulması gerektiğini vurguluyoruz.”

Savunma bakanı, hem mektubu hem de acil cevaplar verilmesi talebini görmezden geldi.

Mektubun gönderilmesinden üç gün sonra, savunma bakanlığının demokratik hakları hiçe saydığını gösterecek şekilde Rajavel sorgulanmaya çalışıldı. Ordu, yoldaşlarımız veya herhangi bir aday hakkında bilgi talep etme hakkına sahip değildir.

SEP, istihbarat görevlilerinin rutin faaliyet yürüttükleri iddiasını reddeder. Ordu, ayrılıkçı Tamil Eelam Kurtuluş Kaplanları’na (LTTE) karşı yürütülen uzun süreli toplulukçu savaşın sona ermesinden bu yana adanın kuzeyini ve doğusunu işgal etmiştir ve özellikle Tamil gençleri düzenli olarak taciz etmektedir. Ancak bu, adaylarımızın sorgulanmaya çalışıldığı ilk seçimdir.

Rajavel’e soru soran istihbarat subayının partiler arasında çatışma potansiyelinden söz etmesinin tekin olmayan bir tarafı var. Ordu, seçimlerin aksamasını ya da geçersiz kılınmasını kışkırtmayı mı planlıyor?

Ordu istihbaratı ve onunla bağlantılı paramiliter güçler, yaptıkları provokasyonlarla, grupların içine sızma ve onları manipüle etme faaliyetleriyle ve işledikleri suçlarla ünlüdür. Kaçırma, işkence ve yargısız infazlar bu suçlar arasındadır.

Ordunun SEP’i hedef almasının özel bir nedeni var.

Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin (DEUK) Sri Lanka şubesi olan SEP, işçi sınıfının Sinhala, Tamil ve Müslüman kimliklerinin ötesinde uluslararası birliği uğruna mücadele ediyor. Bizim perspektif ve programımız; Güney Asya ve dünya Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin parçası olacak bir Sri Lanka-Eelam Sosyalist Cumhuriyeti’ne yöneliktir.

Geçtiğimiz iki yılda Tamil, Sinhala ve Müslüman işçilerin ada genelinde birleşik mücadelelerine –sağlık, demiryolu, posta, üniversiteler ve okullar dahil– tanık olundu. Bu, uluslararası işçi mücadelelerinin bir parçasıdır ve işçi sınıfının nesnel birliğinin altını çizmektedir. Bu mücadeleleri sosyalist bir program temelinde birleştirme mücadelesi veren tek parti SEP’tir.

Küresel COVID-19 salgını, Sri Lanka’da ve bütün diğer ülkelerde ekonomik ve siyasi krizi hızlandırmıştır.

Egemen sınıfın bütün hizipleri, gelişmekte olan patlayıcı toplumsal muhalefetten kaygı duyuyor. Devlet Başkanı Gotabhaya Rajapakse, işçi sınıfı ile boy ölçüşmeye hazırlanıyor ve ordu destekli bir başkanlık diktatörlüğüne doğru hızla ilerliyor. Rajapakse ve Sri Lanka Podujana Peramuna adlı partisi, devlet başkanının yürütme yetkilerini tam kullanmasının önündeki anayasal engelleri kaldırmak üzere parlamentoda üçte iki çoğunluğu kazanmak için kampanya yürütüyor.

Hükümet, son aylarda, topluluksal gerilimleri kışkırtmak ve güvenlik operasyonlarını gerekçelendirmek için Tamillere ve Müslümanlara karşı kampanyasını tırmandırdı. Hükümet, muhalefet partileri ve medya, “terör”ün yeniden başını kaldırdığını iddia ediyor.

Güneyde, özellikle de Kolombo’da ve onun varoşlarında, devlet başkanının emriyle, pandemiyle “savaş dönemi”nde olduğu gibi mücadele etme bahanesiyle çok sayıda ordu ve istihbarat görevlisi harekete geçirilmiş durumda.

SEP ve önceli olan Devrimci Komünist Birlik (RCL), Sinhala, Tamil ve Müslüman işçileri sosyalist bir program temelinde birleştirme uğruna uzun bir mücadele tarihine sahiptir. Bizler; hem Kolombo hükümetlerinin LTTE’ye karşı 2009’da sona eren toplulukçu savaşlarını meşrulaştırmak için başvurdukları Sinhala şovenizmine hem de LTTE’nin ve diğer burjuva Tamil partilerinin milliyetçiliğine ve ayrılıkçılığına karşıyız.

SEP/RCL, bu ilkeli mücadelesi nedeniyle hem hükümetlerin, ordunun ve polisin hem de LTTE’nin zulmüne uğramıştır. Partimiz, bu saldırılara büyük bir cesaretle siyasi olarak karşı koymuştur.

Ağustos 1998’de LTTE, ayrılıkçı programına karşı ve işçi sınıfının sosyalist birliği uğruna verdiğimiz mücadele nedeniyle Sutharsan, Sampanthar, Rajavel ve Kasinathan Naguleswaran’ı alıkoydu. Yoldaşlarımız ancak Dünya Sosyalist Web Sitesi üzerinden bir uluslararası kampanya yürütülmesinin ardından serbest bırakıldılar.

Mart 2007’de, şiddetle devam eden iç savaşın ortasında, SEP üyesi Nadarajah Wimaleswaran ve arkadaşı Sivanathan Mathivathanan, Kayts’ta bulunan Punguduthivu ile Velanai arasındaki geçiş yolunda ortadan kayboldular. Tüm kanıtlar, ortadan kaybolmalarının sorumlusunun Sri Lanka donanması olduğuna işaret ediyor. Onlara ne olduğunu sormaya devam ediyoruz.

SEP; Sri Lanka ve uluslararası işçi sınıfının yürüteceği kararlı bir kampanyanın, hükümetin ve ordunun demokratik haklara yaptığı saldırılara karşı koyabileceğine emindir.

İşçileri ve gençleri, bir kez daha, ordunun partimizin demokratik haklarını açıkça ihlal etmesini kınamaya ve SEP adaylarını taciz etmeye son vermesini talep etmeye çağırıyoruz.

Savunma Bakanlığı’na protesto notları gönderin ve kopyalarını Seçim Komisyonu Başkanı’na ve Sosyalist Eşitlik Partisi’ne iletin.

Savunma Bakanlığı
Email: secdefence@defence.lk
Fax: +94 11 2541529

Seçim Komisyonu Başkanı
Email: chairman@elections.gov.lk
Fax: +94 11 2868426

Sosyalist Eşitlik Partisi (Sri Lanka)
Email: wswscmb@sltnet.lk
Fax: +94 11 2869239