Ölüm tacirleri: COVID-19’dan ölümler artarken silah sanayisine milyarlar akıtılıyor

28 Nisan 2020

ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü, Twitter’da, Ortadoğu’da ve başka yerlerde yıkıcı bir savaşı tetikleyebilecek ürkütücü tehditlerde bulunarak, “ABD Donanması’na, denizde gemilerimizi rahatsız etmeleri halinde İran gambotlarının tümünü vurup imha etme talimatı verdim,” diye yazdı.

ABD’de yol açtığı ölü sayısı hızla 50.000’e yaklaşan koronavirüs salgınının ortasında, ABD kıyılarından yaklaşık 12 bin kilometre uzakta bir savaş başlatma tehdidi, Trump’ın Pazartesi akşamı ABD’ye yapılan tüm göçleri askıya aldığını duyurmasının hemen ardından geliyor. Bu, açıkça, göçmenleri salgının tahribatının ve on milyonlarca işçinin işini kaybetmesinin günah keçisi ilan etmeyi amaçlayan bir adımdı.

Bu adımların her ikisinde de, ABD egemen sınıfının hiçbir geçerli çözümünün olmadığı ulusal ve küresel bir kriz karşısında sergilenen gözü dönmüşlük ve sağa sola saldırma durumu söz konusudur. Bununla, konuyu değiştirmek ve kamuoyunun dikkatini hükümetin ve temsil ettiği egemen oligarşinin halkın ezici çoğunluğunun hayatına ve sağlığına canice kayıtsızlığından kaynaklanan yıkıcı sonuçlardan başka yöne saptırmak amaçlanmaktadır.

Andersen Hava Kuvvetleri Üssü’ndeki B-52’ler

Pentagon yetkilileri, Çarşamba günü, Trump’ın tweeti ile ilgili herhangi bir ön bildirim almadıklarını; Basra Körfezi’ndeki angajman kurallarında da herhangi bir değişiklik emri bulunmadığını bildirdiler.

Yine de, Trump’ın acımasız ve faşizan retoriği, ABD emperyalizminin, küresel salgınla azalmak şöyle dursun daha da yoğunlaşan savaş yönelimini yansıtmaktadır.

Trump’ın tweetini yayımlarken, ABD savaş gemileri Güney Çin Denizi’nde Çin ile bir cepheleşmeye doğru yol alıyordu. Aynı zamanda da Pentagon, yerlerini Pekin ve Moskova için daha az öngörülebilir hale getirmek ve dolayısıyla gerilimleri arttırmak üzere, uzun menzilli, nükleer kapasiteli B-52 bombardıman uçaklarının konuşlanmasında değişiklik yaptığını duyuruyordu.

ABD, son günlerde, koronavirüs salgınının halkı kırıp geçirmekle tehdit ettiği yoksul Afrika ülkesi Somali’ye karşı hava saldırılarını keskin biçimde arttırdı. Venezuela’ya karşı savaş tehditleri artmaya devam ediyor ve Pentagon, Yemen halkına karşı Suudilerin önderliğinde yürütülen soykırımsal savaşa destek vermeyi sürdürüyor.

Bu savaş yönelimi, en çıplak ifadesini, ABD silah sanayi için organize edilen büyük çaplı kurtarma paketinde bulmaktadır. On milyonlarca insan işsiz kalır, birçoğu açlıkla yüz yüze gelir ve Trump yönetimi ile eyalet valileri erkenden işbaşı yapılmasını dayatırken, askeri girişimcilere, garantili kârlarını ve hissedarlarının devasa servetlerini korumaları için milyarlar dağıtılıyor.

Pentagon’un başlıca silah tedarikçisi, Savunma Müsteşarı Ellen Lord, Pazartesi günü düzenlenen basın toplantısında, Kongre’nin mali piyasalara trilyonlarca dolar pompalayan ilk CARES Yasası’nda onaylanan milyarlara ek olarak, yaklaşık 3 milyar doların mevcut sözleşmelerin erken ödemesi biçiminde silah üreticilerine şimdiden akıtıldığını söyledi. Lord, Kongre’nin yeni bir teşvik paketini kabul etmesinin ardından çok daha fazlasının dağıtılacağını belirtti.

Lord, bir muhabirin, Washington’ın Ölüm Tacirleri’nin koronavirüs salgınından herhangi bir kayba uğramamasını sağlamak için ne kadar gerekeceği sorusuna yanıt olarak, “Bu konuda milyarlardan söz ediyoruz,” dedi ve bu yardım programının ilk önceliğinin “nükleer üçlünün [kara, deniz, hava] modernizasyon süreci” olduğunu ekledi.

Bu sektörler hiç de muhtaç görünmemektedir. İnsanların hayatını ve milyonlarca işçiyi yoksulluktan kurtarmak için son derece gerekli olan devasa mali kaynakların buralara akıtılması bir suçtur.

Lockheed Martin CEO’su Marilyn Hewson, bu hafta hissedarları ilk çeyrek kazançları hakkında bilgilendirmek için düzenlenen konferans bağlantısında, şirketin “portföyü geniş ve daha da genişliyor” ve “nakit yaratımı” güçlü, diye övünüyordu. Hewson, şirketin “askerlerimizin ihtiyaçlarına destek olmayı” dört gözle beklediğini söyledi.

Doğrusu, Lockheed Martin, tek çeyrekte 2,3 milyar dolar nakit elde etti ve koronavirüsün etkilerine rağmen yıl sonuna kadar bunu 7,6 milyar dolara çıkarmayı bekliyor. Şirketin 144 milyar dolar değerinde birikmiş işi var ki bu, tüm zamanların en yükseği.

Hewson, krizin ortasında 1 milyar dolarlık hisse geri alımının tamamlanmasının siyasi yansımaları konusunda herhangi bir endişesinin olup olmadığı sorusuna, “Bana kalırsa biz, taleplerinde çok önemli bir etkiye tanık olanlardan çok farklıyız,” yanıtını verdi ve şirketin, COVID-19 ile bağlantılı bağış ve yardımlara toplam 10 milyon dolar ayırmış olduğunu duyurdu.

Bu şirketlerin “çok farklı” niteliği, New York Times’ın varlıklı okurlarının yararlanması için yayımladığı “Ordu-Sanayi Bloğunda Fırsat” başlıklı bir köşe yazısında da belirtildi.

Pentagon’un önümüzdeki yıl için planlanan 741 milyar dolarlık bütçesine dikkat çeken gazete, şu tavsiyede bulunuyor: “Federal dolarlar ile kurumsal ağırlığın bu bileşimi, savaştan kâr etmekle ilgilenmeyen yatırımcılar için bir fırsatı temsil ediyor olabilir. Bir yatırım ortaklığı ya da askeri girişimleri ve havacılık şirketlerini satın alan borsa yatırım fonu üzerine mütevazı bir bahis oynamak, koronavirüsün getirdiği derin durgunluğa tampon vazifesi görebilir.”

Kısacası, toplu ölümlerin ortasında, bu ölümlerden azımsanmayacak bir servet elde edilebilir.

Savunma Müsteşarı Lord’ın silah sanayisine yönelik milyarlarca dolarlık kurtarma planlarını açıklarken dile getirdiği başlıca kaygılardan biri, özellikle ABD sınırının hemen Meksika tarafındaki maquiladora denilen çalışma şartları son derece kötü serbest bölge fabrikalarından kaynaklı olarak tedarik zincirlerinin parçalanmasıydı. Lord, Hindistan’daki sorunlardan da söz etti.

Binlerce Meksikalı işçi, bu fabrikalardaki berbat koşulları protesto etmek için greve gitti. İşe geri dönme talimatının verildiği tüm dünyadaki işçiler için aynı koşullar hazırlanıyor. Ciudad Juárez’de, Michigan merkezli Lear Corporation’a ait bir fabrikada 16 işçi COVID-19’dan hayatını kaybederken, bölgedeki hastaneler virüse yakalananlarla dolup taşıyor.

Pentagon ve ABD’nin Meksika Büyükelçisi Christopher Landau, Meksika hükümetinden, maquiladora işçilerini, ABD’deki işçiler gibi, ABD emperyalizminin savaş makinesi için “gerekli” fabrikalara dönmeye zorlamasını talep etti. Boeing Monterrey’de bulunan bir PCC Aerostructures tesisinden parça alırken, Lockheed, ABD ordusunun Black Hawk ve S-92 helikopterleri ile F-16 savaş uçakları için Chihuahua’da elektrik kablosu üreten düşük ücretli Meksikalı işçilerin eline bakıyor. General Electric, Honeywell ve diğer askeri girişimciler de sınırın diğer tarafındaki Meksikalı işçilerden kâr ediyorlar.

Büyükelçi Landau, Pentagon’un emirlerini insan yaşamını hiçe sayan bir dille –Trump yönetiminin ve ABD egemen sınıfının bütün politikalarını karakterize eden dille– iletecek şekilde, Twitter’da, ABD emperyalizminin iyiliği için Meksikalı işçilerin maquiladoralara geri dönmesini talep ettiği bir kampanya başlattı. Büyükelçi, ülkedeki Ulusal Muhafızları grevcilerin üzerine göndermeye hazırlanan Meksika Devlet Başkanı Andrés Manuel López Obrador’un tam desteğine sahip.

Büyükelçi Landau, işçilerin işlerinin onları ABD’li silah üreticilerine bağlayan tedarik zincirlerine bağlı olduğu uyarısında bulunarak, “eğer müdahalemizi koordine edemezsek, bu zincirler buharlaşabilir,” dedi.

Landau, şunları ekliyordu: “Her yerde risk var ama araba kazası korkusuyla sürekli evde oturmuyoruz. Ekonominin tahrip olması da bir sağlık tehdididir.”

Bunlar, ABD’de ve dünya genelinde işçileri birçoğunun kesinlikle hastalanıp öleceği fabrikalara ve işyerlerine geri dönmeye zorlamak için ileri sürülen gerici, bilim karşıtı ve insanlık düşmanı savlarla aynıdır.

ABD’deki silah sanayisinde çalışan işçiler de, Meksika’daki meslektaşları gibi, ABD emperyalizminin “kritik altyapı”sının parçası olarak çalışmaya zorlanmalarını protesto ederek greve gittiler. Her ikisi de General Dynamics tarafından işletilen Maine’deki Bath Iron Works ve Norfolk, Virginia’daki BAE Systems tersanesi işçileri, işverenlerin kendilerine hastalığa ve ölüme karşı koruma sağlamaması nedeniyle grev düzenlediler. Aynı şekilde, Lynn, Massachusetts’ta bulunan ve ABD Deniz Piyadeleri helikopterleri için motor üreten GE Aviation fabrikası işçileri de, koruyucu önlemlerin ya da COVID-19’a yakalanan işçiler için herhangi bir güvencenin olmaması nedeniyle iş bıraktılar.

İşçi sınıfının ulusal sınırları aşan bu direnişi, ABD’de olduğu kadar Avrupa’da ve dünya genelinde egemen sınıfların, kapitalist krizin koronavirüs salgıyla birlikte yoğunlaşmasına verdikleri yanıtı karakterize eden bağnaz milliyetçiliğe ve gericiliğe doğrudan doğruya karşıdır. Egemen sınıflar, bir yandan dünya savaşına ve faşist diktatörlüğe hazırlanırken, kâr çıkarlarını korumak için milyonlarca insanı hastalığı ve ölüme mahkum etmektedir. Uluslararası işçi sınıfı için tek alternatif, kâr sistemine son vermek ve toplumu sosyalist temelde yeniden inşa etmektir.

Yazar ayrıca şunları öneriyor:

COVID-19 salgını ve ekonomik ulusalcılığın yükselişi

[21 Nisan 2020]

Salgın, kâr ve kapitalistlerin acıyı ve ölümü meşrulaştırması

[18 Nisan 2020]

Washington, COVID-19 krizinin ortasında savaş tehditleri savuruyor

[2 Nisan 2020]

Bill Van Auken