Greve giden Instacart, Amazon ve Whole Foods işçilerini destekleyin!

1 Nisan 2020

Sosyalist Eşitlik Partisi, bütün işçileri, ABD’deki Instacart, Amazon ve Whole Foods işçilerinin grevlerini ve eylemlerini desteklemeye çağırır.

Instacart işçileri, Pazartesi günü, maske, eldiven ve el antiseptiği gibi düzgün koruyucu malzemeler olmadan çalışmaya zorlandıkları için iş bıraktılar. Koronavirüs salgını yayılırken, çalıştıkları güvensiz koşullar sadece onların değil müşterilerin de hayatlarını tehlikeye atıyor.

Bu işçiler, son derece önemli ve kahramanca bir sosyal hizmette bulunuyorlar. Artık krizin merkez üssü olan ABD’de bu yazı yazılırken 165.000 vaka ve 3.100’den fazla ölüm vardı. ABD’de evde kalma talimatlarının yaklaşık 250 milyon insanı kapsadığı koşullarda, evden çıkamayan ya da çıkmaması gereken insanlar için yiyecek, ilaç ve benzeri temel gereksinimlerin temin edilmesi ihtiyacı her zamankinden daha büyük önem taşıyor.

“Alışverişçiler” olarak bilinen 150.000 Instacart işçisi, Kroger, Aldi, Sam’s Club gibi büyük gıda perakendecilerinden ürünleri alıp müşterilere teslim ediyorlar. San Francisco merkezli şirket, ev teslimatlarında artan talep nedeniyle 300.000 kişiyi daha işe almayı planlıyor. Fakat şirket işçilere en temel korunma malzemelerinin sağlanması talebine direniyor.

Instacart CEO’su olan 34 yaşındaki Apoorva Mehta, Amazon’un eski tedarik zinciri mühendisi ve 400 milyon dolarlık bir servete sahip. Instacart işçileri ise teslimat başına ortalama 7 dolar kazanıyorlar. Diğer esnek ekonomi işçileri gibi onlar da “serbest çalışan” olarak sınıflandırılıyor. Böylece şirket onlara asgari ücret, fazla mesai ve işsizlik tazminatı ödemekten kurtuluyor.

İşçiler, koronavirüs salgınıyla mücadele etmek için ellerinden geleni yapmak istiyorlar. General Electric (GE) işçileri, dün, şirketin son derece ihtiyaç duyulan solunum cihazı üretimine başlamasını talep etmek için protesto düzenlediler. Ancak işçiler, şirket oligarkları milyarlar biriktirebilsin diye kendilerini ve başkalarını tehlikeye atmak istemiyorlar.

Instacart grevinin başlamasıyla aynı gün, Wall Street haftayı bankalara ve dev şirketlere yapılan trilyonlarca dolarlık “teşvik” desteğini kutlayarak açtı.

Instacart grevi, işçi sınıfının daha geniş bir hareketinin parçasıdır. Geçtiğimiz günlerde, İtalyan ve İspanyol otomotiv ve çelik işçileri, Britanyalı posta işçileri, Fransız otobüs şoförleri ve market çalışanları ile Brezilyalı çağrı merkezi işçileri, gerekli olmayan işyerlerinin kapatılması ve kritik önem taşıyan işlerde çalışan işçilere gerekli korunmanın sağlanması talebiyle greve gittiler.

Pazartesi günü, New York şehrine bağlı Staten Island’da bulunan ve geçtiğimiz hafta bir işçinin testinin pozitif çıktığı Amazon ikmal merkezinde çalışan işçiler, koruyucu donanım sağlanması, binanın temizlenene kadar kapatılması ve bu süreçte orada çalışan 4.500 işçiye tam ücret verilmesi talepleriyle iş bıraktılar.

Depolarında en az 10 işçinin testi pozitif çıkmış olmasına rağmen, Amazon, işçilere ücretli izin vermeyi ve maske, eldiven gibi koruyucu donanımlar sağlamayı reddediyor.

Amazon CEO’su Jeff Bezos, bu ay işçilere hitaben yazılmış bir mektupta, şirketin depo çalışanları, sürücüler ve sözleşmeli işçiler için milyonlarca maske siparişi vermiş olduğunu söylüyor ancak küresel malzeme açığı nedeniyle “toplumumuza hizmet eden sağlıkçılar ilk sırada olmalı. Bizim maske sıramız gelince, önceliğimiz maskeleri çalışanlara vermek olacak,” diyordu.

Ayda 6,5 milyar dolar, dakikada ise yaklaşık 150.000 dolar kazanan; tekstil, havacılık, süpermarket, yazılım, gazete, robot teknolojisi ve dijital ürünler sektörlerinde kendi şirketleri bulunan dünyanın en zengin adamı, yiyecek ve benzeri temel ürünleri işleyen ve teslim eden işçiler için maske üretimi yapmaktan aciz olduğunu iddia ediyor.

Amazon, dün, iş bırakma eyleminin örgütlenmesine yardım eden bir işçinin işten çıkarıldığını duyurdu.

Yine Amazon’a ait olan Whole Foods süpermarket işçileri de bugün iş bırakmayı planlıyorlar. İşçiler, bir işçinin pozitif çıktığı her marketin kapatılmasını, işçilere tam maaş verilmesini, yarı zamanlı ve sezonluk çalışanlara sağlık sigortası haklarının verilmesini ve bütün işçilere test yapılmasını ve tedaviyi kapsayacak şekilde şirketin ödemelerinin arttırılmasını talep ediyorlar.

Vice’s Motherboard web sitesine göre, New Orleans’daki ve Huntington Beach, Kaliforniya’daki marketlerde çalışan işçiler, kendilerine çalışma arkadaşlarının testlerinin pozitif çıktığını bildiren ve “mesajı aldıysanız bire basın” diyen bant kaydı aramaları aldılar. Ancak Whole Foods telaşla yiyecek vb. depolayan müşterilerden devasa kârlar elde ettiği için marketler açık kalmayı sürdürdü.

Bezos ve diğer şirket-finans oligarkları, tıpkı Antik Mısır firavunları gibi, kaç işçinin öleceğine bakmaksızın kölelerinden gidip piramitleri inşa etmelerini istiyorlar. Ancak işçilerin de söyleyecek sözü var. Virüs salgınının doruk noktası olması beklenen 14 Nisan’da işe geri dönmelerinin istenmesini protesto eden bir otomotiv işçisi, Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne gönderdiği e-postada bunu şöyle özetliyordu: “Bizim hayatlarımız da önemli!”

Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), gerekli olmayan tüm işyerlerinin işçilere tam maaş verilerek ve hiçbir hak kaybı olmadan derhal kapatılması çağrısı yapar.

Ekonomik yaşam, temel mal ve hizmetlerin üretimi ve dağıtımı üzerine odaklanmalıdır. Sağlık hizmeti ve test kiti sağlanması; maske, koruyucu giysi, solunum cihazı ve başka tıbbi malzemelerin üretilmesi; yiyecek ve ilaç üretimi ve dağıtımı; elektrik, iletişim, su ve temizlik gibi kritik önem taşıyan hizmetlerin sürdürülmesi bunlar arasındadır.

Market dağıtım işçileri dahil olmak üzere, bu kritik sosyal hizmetleri sağlamak isteyen ve sağlayabilecek milyonlarca işçi var. Ancak bu işçilere geçinmeye yeterli ücretler ve güvenli bir çalışma ortamı garanti edilmelidir. Esnek çalıştırılan tüm işçiler kadroya alınmalı ve tüm hakları verilmelidir.

SEP, işçileri, çalışma koşullarını kontrol etmek ve işçilerin çıkarlarını savunmak için demokratik olarak denetledikleri taban komiteleri kurmaya çağırıyor. Şirket yönetimlerinin uzantısı olan ve işçilerin güvenliğini sağlamak için hiçbir şey yapmayan sendikalara asla güvenilemez.

Her işyerinde sağlık uzmanları ile birlikte çalışacak olan bu taban komiteleri bütün işçilerin güvenliğini sağlamalıdır.

Wall Street ve dev şirketler kamu varlıklarından –bedeli halk tarafından karşılanacak– trilyonlarca dolar istemek için ABD hükümetine başvururken, “özel girişim”in harikalar yarattığı hakkındaki tüm iddialar yerle bir oluyor.

Sosyalist Eşitlik Partisi, dev şirketlerin ve bankaların kurtarılmak yerine işçi sınıfının demokratik denetimi altında kamulaştırılmasını ve milyarder hissedarlara ve şirket yöneticilerine hiçbir tazminat verilmemesini savunuyor.

Yiyecek ve benzeri temel ürünlerin dağıtımının Instacart, Amazon ve diğer özel şirketler tarafından yönetilmesi için hiçbir sebep yoktur. Bunun yerine, yaşamsal önem taşıyan toplumsal hizmetler, özel kâr birikimine değil toplumsal gereksinimleri karşılamaya dayanan merkezi olarak planlı bir sosyalist ekonominin parçası olmalıdır. Toplumun maddi ve insani kaynaklarının tamamı, sadece bu ölümcül hastalıkla mücadele etmek için değil; aynı zamanda yoksulluğa, toplumsal eşitsizliğe ve sınıfsal sömürüye son vermek için toplumsal olarak akılcı bir temelde seferber edilmelidir.

Yazar ayrıca şunları öneriyor:

Koronavirüs salgını ve sosyalizm perspektifi
[30 Mart 2020]

ABD’deki solunum cihazı açığı on binlerce insanı ölümle tehdit ediyor
[28 Mart 2020]

COVID-19 salgını ile mücadelede işçi sınıfı için bir eylem programı
[17 Mart 2020]

Jerry White