Johnson, Brexit’i demokratik yönetime büyük bir saldırıyla geçirmek için parlamentoyu askıya alıyor

Chris Marsden
30 Ağustos 2019

Birleşik Krallık Kraliçesi II. Elizabeth, Çarşamba günü, Başbakan Boris Johnson’ın parlamentoyu askıya alma talebini imzalayarak onayladı.

Parlamentoyu tatil etme olarak bilinen bu hamle, Kraliyet Danışma Meclisi’nden baş Brexit yanlısı Jacob Rees-Mogg’un önderliğindeki üç üyenin ziyaretinin ardından geldi. Bu, parlamentonun, 9-12 Eylül arasında başlayıp 14 Ekim’e kadar toplantılara ara vereceği anlamına geliyor. Bu hamle, Johson’un anlaşmasız Brexit tehdidine karşı çıkmak isteyen çoğu milletvekilini etkisiz hale getirmek üzere tasarlandı. Anlaşmasız Brexit, Brüksel’in İrlanda “dayanağı” dahil önlemlerinden vazgeçmemesi durumunda, yürürlükte olan bir ticaret ve gümrük anlaşması olmadan Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmak anlamına geliyor.

Britanya Kraliçesi II. Elizabeth, 24 Temmuz 2019’da, Londra’da bulunan Buckingham Sarayı’ndaki bir izleyici topluluğunun huzurunda Muhafazakar Parti’nin yeni seçilmiş önderi Boris Johnson’ı ağırlıyor. Elizabeth, Johnson’ı Başbakan olması ve yeni bir hükümet kurması için davet etmişti. (Victoria Jones/Pool via AP)

Parlamentonun 23 işgünü tatil edilmesi, 3 Eylül’deki aradan dönüşte milletvekillerinin anlaşmasız Brexit’i engelleme planları yapmaları için haftalar değil sadece günler bırakacak. Parlamento, 14 Ekim’de, kraliçenin hükümetin yasama gündemini özetleyen konuşmasını dinlemek için yeniden toplanacak. Johnson, 17-18 Ekim’de görüşmeler yapmak için Brüksel’i ziyaret edecek ve hiçbir taviz verilmezse 31 Ekim’de AB’yi terk etme tehdidinde bulunacak. Bu, milletvekillerine, 21-22 Ekim’de Kraliçenin Konuşması üzerinde oylamada, başbakanın yeni anlaşmasına ya da anlaşmasız Brexit’e karşı çıkmaları için tek şans verecek.

Bu oylama güvensizlik oyu ile bitse de bitmese de, Johnson’ın Brexit yanlısı bir gündemle “parlamentoya karşı halk” söylemiyle mücadele etmek için 7 Kasım’da erken genel seçim çağrısı yapabileceği söyleniyor. Johnson bu konuda Demokratik Birlikçi Parti’nin desteğine sahip. Nigel Farage ise, Johnson’ın önceli Theresa May’in Çekilme Anlaşması’nda değişiklik yapma planlarından vazgeçmesi durumunda Brexit Partisi’nden bir “saldırmazlık paktı” teklif ediyor.

Johson’ın parlamentoyu atlatma çabası, anayasal ve siyasi bir kriz tehlikesi oluşturuyor. Muhafazakarlardan Sör John Major ve Sör Malcolm Rifkind gibi önde gelen kalma yanlıları, Johnson ile I. Charles arasında benzerlikler kurup, Johnson’ın da başını kaybedebileceği uyarısında bulunarak iç savaştan söz ediyorlar. İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon ise şunları söyledi: “Anlaşmasız Brexit’in milletvekillerinin isteklerine karşın zorla geçirilmesi yapılması ülkeye tarifsiz ve kalıcı bir hasar verecektir. Bu, demokrasi değil, diktatörlüktür. Eğer milletvekilleri önümüzdeki hafta Boris Johnson’ın attığı adımları durdurmak için bir araya gelmezlerse, o zaman sanırım bugün tarihe Britanya demokrasisinin öldüğü gün olarak geçecek.”

İşçi Partisi’nin Gölge Başbakanı John McDonnell, Johnson’ın hamlesini “tam bir Britanya darbesi” olarak niteledi ve şunları ekledi: “Bir başbakanın demokratik kurumlarımızın tam ve özgürce işlemesini engellemesine izin verdiğinizde, çok istikrarsız bir yoldasınız demektir.”

Şimdiye kadar, parlamentodaki görüşmeler, Johnson’ın planını bozmak için anlaşılması güç yasal ve prosedürel girişime odaklanarak devam etti. Major, “egemen bir Parlamentoyu atlatma” planlarının nasıl durdurulacağı üzerine hukuki tavsiye aramayı sürdüreceğini söyledi. İskoç mahkemelerinde, İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) adalet sözcüsü Joanna Cherry tarafından getirilen ve 70 kadar milletvekilinin destek verdiği bir dava açılıyor.

Bununla birlikte, anlaşmasız bir Brexit tehdidinin Britanya emperyalizmi için yaratacağı yıkımın derecesi, bir güven oylamasını desteklemeye geçen muhalefet partileri hakkında tartışmalara yol açtı. Bu oylamaya İşçi Partisi önderi Jeremy Corbyn önderlik edebilir ve bu onu Brexit için son tarih olan 31 Ekim’in uzatılmasını amaçlayan geçici bir “emanetçi hükümet”in başına getirebilir.

Johnson, ABD’deki Trump yönetimiyle askeri-siyasi ittifaka bağlı, düşük vergili bir serbest ticaret bölgesi biçiminde bir Britanya yaratma planlarını yalnızca Corbyn sayesinde ilerletebilmiştir. Kemer sıkmaya, militarizme ve savaşa karşı çıkma sözüyle göreve seçilen İşçi Partisi önderi, bunun yerine partinin Blaircı sağ kanadının dizlerine kapanmış, onların politikasını benimsemiş ve partiden çıkarılmamaları için onları savunmuştur.

Corbyn, Johnson’ın Muhafazakar Parti önderliğini kazanmasına karşılık olarak, anlaşmasız bir Brexit’i durdurmak için tüm kalma yanlısı partilerle ittifak kurmayı teklif etti ve ikinci bir referandum vaadiyle bir genel seçim düzenlenmesi çağrısı yaptı. Bu bile yeterli olmadı. Corbyn Salı günü SNP’nin, Liberal Demokratların önderleriyle ve Yeşiller Partisi milletvekili Caroline Lucas ile bir araya geldiğinde, Liberal Demokratların önderi Jo Swinson, bir kez daha, Corbyn’in, AB’de kalma karşıtı güçler ile birleşme açısından fazla bölücü bir figür olduğunda ısrar etti ve Muhafazakar Ken Clarke ya da Blaircı Harriet Harman önderliğinde bir ulusal birlik hükümeti çağrısı yaptı. Kalma yanlısı Muhafazakarlar bu tekliften uzak durdular.

Buna karşılık Corbyn, güven oylaması çağrısı yapma planını Ekim’e kadar erteleme ve parlamento dizginlerini ele alarak anlaşmasız Brexit’i önleme adımlarını destekleme sözü verdi. O akşam, aralarında eski başbakan May’in de olduğu 114 dolayında Muhafazakar partiliye, “birlik içinde, partiler üstü bir ruhla, anlaşmasız [Brexit’i] önlemek için pratik bir yol bulmak üzere birlikte çalışmayı” teklif ettiği yalvaran bir mektup gönderdi.

Johnson’ın teklifsizce parlamentoyu tatil ederek bu tür manevralara zaman tanımama kararı almasının ardından, Corbyn’in ve müttefiklerinin bütün çabaları boşa gitti. Corbyn’in buna tepkisi içler acısıydı. Çarşamba günü kraliçeye bir mektup yazan Corbyn, “Kraliyetin sahip olduğu ayrıcalıklar ile Avam Kamarası’ndaki çoğunluğun isteklerinin doğrudan doğruya karşı karşıya gelmesi tehlikesi var,” diyor ve kraliçeye, “bir aciliyet meselesi olarak ve nihai bir karar alınmadan önce, bana ve diğer özel meclis üyelerine bir görüşme bahşedin,” diye yalvarıyordu.

Financial Times, Johnson’a karşı hamlelerde başka siyasi sorunlar öngördü, zira bir güvensizlik oyu “sekiz dolayında Muhafazakar milletvekilinin neredeyse düşünülmezi düşünmesini ve Jeremy Corbyn önderliğindeki yarı Marksist bir İşçi Partisi hükümeti biçimindeki potansiyel sonuçla birlikte, kendi hükümetlerini düşürmek için oy vermesini gerektirecek.”

Ne var ki bazı milletvekilleri, en azından Ekim ayı için bir yedek plan olarak, açıkça güvensizlik oyuna destek vermeyi düşünüyor. Kıdemli Muhafazakar ve kalma yanlısı Dominic Grieve, yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Üyesi olduğum bir partiden oluşan yönetimi düşürmek, ancak son çare olarak yapabileceğim bir şey… Ama eğer bundan kaçınmanın bir yolu yoksa bu yapabileceğim tek şey olabilir.”

SNP’ye gelince; Cherry, muhalefet partilerinin şu anda güvensizlik oylaması yerine önce birincil mevzuata başvurma planlarını değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Ancak Cherry, güvensizlik oylamasının Johnson tarafından 31 Ekim’den sonra bir genel seçim çağrısı yapmak için “bir numara” olarak kullanılabileceğini ve buna karşı koymak için Corbyn’in İşçi Partisi milletvekillerine Brexit için bir uzatma güvenceye alınana kadar bir erken seçime karşı oy vermeye zorlamayı kabul etmesi gerektiğini ekledi.

Corbyn’in siyasi hainliğinin yarattığı durum olağanüstü tehlikelidir.

Corbyn, partinin önderi olmasından bu yana geçen dört yılda grevleri bastırmak için sendikalarla gizlice anlaşarak ve siyasi yaşamı büyük sermayenin çıkarlarını korumakta İşçi Partisi’ne güvenilebileceğini kanıtlama yönündeki kokuşmuş manevralarla sınırlayarak, işçi sınıfının Britanya emperyalizminin önemli bir yönetim krizine müdahale etmesini engelledi.

Corbyn’in Brexit ve AB’de kalma biçimindeki emperyalizm yanlısı rakip stratejilere sosyalist bir muhalefet ileri sürmeyi reddetmesi, işçiler arasında, kapitalist sınıfın tüm hiziplerinin ortaklaştığı kemer sıkma, ticaret savaşı ve militarizm gündemine birleşik yanıt verilmesini engelleyen tehlikeli bölünme tohumları ekilmesine olanak verdi. Parlamentonun askıya alınmasına karşı çıkan bir imza kampanyasına bir milyondan fazla imza toplandı ama anketler, Brexit’in yol açtığı bölünmeden dolayı, Muhafazakarların İşçi Partisi’nin 12 puan önünde olduğunu belirtiyor.

Bu bölünmelerin üstesinden, yalnızca, Britanyalı ve Avrupalı işçilerin mücadelelerini ortak sınıf düşmanına karşı birleştirme ve Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri çağrısını ileri sürerek gelinebilir.

Buna karşılık Johnson, anlaşmasız bir Brexit durumunda kaçınılmaz olarak meydana gelecek toplumsal huzursuzlukla başa çıkmak için binlerce askeri ve çevik kuvveti konuşlandırma planlarının yapıldığı koşullarda, otoriter yönetime giden yolda ciddi bir atım atması için cesaretlendiriliyor.