Sosyalist Eşitlik Partisi Londra’daki Grenfell yangını üzerine toplantı düzenledi

Muhabirlerimizden
24 Ağustos 2017

Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), Cumartesi günü, 14 Haziran’daki Grenfell Tower yangını üzerine, “Toplumsal Cinayet: İşçi sınıfına karşı bir suç” başlıklı bir toplantı düzenledi.

Yanıp kül olan kulenin gölgesinde bulunan Harrow Club’daki toplantıya, yangından kurtulanların ve mahalle sakinlerinin yanı sıra, başkentin çeşitli yerlerinden ve başka kentlerden gelen işçilerin ve gençlerin dahil olduğu 100 dolayında kişi katıldı.

Toplantıyı yöneten Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) yazarı Robert Stevens, SEP, “bugün oldukça duygusal ve hassas konulara değindiğimizin son derece farkında. Toplantıdaki insanlar ve daha birçoğu sevdiklerini yitirdiler, hatta onları korkunç yangında ölürken gördüler.” dedi.

Stevens, sözlerini, “Ancak bu konuları tartışmak bizim görevimiz ve bu, medyanın büyük kısmının ucuz duygusalcılığı biçiminde olmamalı. Biz, bu korkunç suçtan sorumlu olanların tamamının yargılanmasını istiyoruz.” diye sürdürdü.

Toplantıdaki dinleyici kitlesi

 

SEP, kimsenin konuşmaktan çekinmemesini sağlamak için, Sky News’in toplantıyı filme alma talebini reddetmiş ve soru soran polis memurlarına istenmediklerini söylemişti.

Toplantıya katılanlara iki rapor sunuldu.

Toplumsal Eşitlik İçin Uluslararası Gençlik ve Öğrenciler (IYSSE) üyesi Thomas Scripps’in sunduğu ilk rapor, trajediye zemin hazırlayan ve onu kuşatan olaylar üzerineydi.

SEP Ulusal Sekreteri Chris Marsden tarafından sunulan ikinci rapor ise, yangının siyasi sonuçları ve SEP’in ileri sürdüğü perspektif hakkındaydı.

Scripps, “Grenfell Tower yangını Britanya yaşamını her yönden etkilemiştir. Öyle ki, bu ülkedeki politikanın Grenfell öncesi ve sonrası olarak bölünebileceğini söylemek mümkün” dedi.

Yangın, “ilgili kişilerin tamamının potansiyel olarak hayatları tehdit ettiğini bildiği ama para kazanma söz konusu olduğu için yine de uygulanmış olan” kararların ürünüydü.

Yaygın şekilde izlenen bir WSWS videosunu oynatan Scripps, yangının, tüm bina kolay tutuşan cephe kaplaması ile kaplandığı için kontrolden çıkmadan önce, bir apartman dairesinde nasıl çıktığını gösterdi.

Grenfell Tower, Muhafazakarların yönettiği Kensington ve Chelsea İlçe Konseyi’nin ve onun uzantısı olan ve apartman yöneticisi şirketin (Kensington ve Chelsea Kiracı Yönetimi Kurumu) toplumsal temizlik politikalarının sonucunda bir ölüm kapanı haline gelmişti.

Scripps, “Kensington ve Chelsea Konseyi, sosyal konutları yıkmaya ve Grenfell’e kozmetik bir görünüm kazandırmaya çok hevesliydi; çünkü bunu yaparak milyonlar kazanmayı bekliyordu” dedi ve ekledi:

“Burası, Londra’daki en yüksek konut fiyatlarıyla (geçtiğimiz yıl ortalama 1,37 milyon sterlindi), Britanya’nın en zengin ilçesidir ve ortalama konut fiyatının 8 milyon sterlin olduğu, ülkedeki en pahalı cadde olan Victoria Caddesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.”

Scripps, Grenfell’in, “Swiss Cottage’daki Chalcots Estate dahil olmak üzere, benzer şekilde kaplanmış” ve konsey tarafından yönetilen yüzlerce binasıyla, “ulusal bir felaket boyutu edinmiş” olduğunu açıkladı.

“Bunun yanı sıra, Grenfell’in uluslararası boyutuna dikkat çekecek şekilde, Ortadoğu’da, Avustralya’da ve başka yerlerde cephe kaplamaları ile ilgili yangın haberleri söz konusu. Aslında, dünyanın dört bir yanındaki en az 20 büyük yüksek binadaki cephe kaplamalarıyla ilgili yangılar, Grenfell’i önceden haber vermişti.”

Bu konuyu daha da açan Marsden, Grenfell, “işçi sınıfının tüm dünyadaki ortak bir deneyimine işaret etmektedir. Bir ülkeden diğerine, emekçiler yaşam koşullarında gitgide artan bir gerilemeye uğrarken, süper zenginler durmadan zenginleşiyorlar.” dedi.

O, kapitalist sınıfın karları arttırma dürtüsünün son birkaç ay içinde Sri Lanka, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerde yüzlerce insanın yaşamına mal olan trajedilere yol açtığını belirtti ve bu korkunç olayları anlattı.

Marsden, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sonuç olarak, dünyadaki en zengin ülkede [ABD], Amerikalı yoldaşlarımız, dört yıldır, Michigan eyaletinin Flint kentinde, milyoner Cumhuriyetçi vali Rick Snyder ile onun Demokratik Partili eyalet maliye yetkilisi Andy Dillon’ın, kentin su şebekesini nasıl kirletilmiş Flint Nehri’nden gelen arıtılmamış suya bağlamış olduklarını ve bunun yıkıcı sonuçlarını teşhir ediyorlar.”

Marsden, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin, Facebook’ta yaklaşık bir milyon kez izlenmiş olan Flint videosunu oynattı.

Marsden, toplumsal cinayet ifadesinin, ilk kez, bilimsel sosyalizmin iki kurucusundan biri olan Frederick Engels tarafından, daha 1845’te, sanayi kapitalizminin başlarında, İngiltere’de İşçi Sınıfının Durumu adlı kitabında kullanılmış olduğunu açıkladı: “Başka hiç kimse Grenfell’i bundan daha iyi ifadelerle betimleyemez.”

Marsden, devamında şunları ekledi: “SEP, tüm felaketzedeleri, mahalle sakinlerini ve işçileri, May’in kokuşmuş bir aklama soruşturmasına ya da İşçi Partisi’nin bunu daha kabul edilebilir kılma girişimine asla güvenmemeye çağırıyor. Yalnızca kendinize, kendi toplumsal gücünüze güvenmelisiniz.

“İşçiler, Grenfell’deki toplumsal cinayetin hem siyaset hem de iş çevrelerindeki tüm suçlularının gözaltına alınmasını, suçlanmasını ve yargılanmasını talep etmeliler.”

Ancak bu, SEP’i bunu gerçekleştirmek için gerekli siyasi önderlik olarak inşa etmek anlamına gelmektedir.

Sunumların ardından, iki saat kadar süren canlı bir tartışma gerçekleşti. İtfaiyecilerin kahramanca çabası sayesinde, gece 3.40’ta 19. kattan eşiyle birlikte kurtulmayı başaran Nick Burton dahil olmak üzere, yangından sağ kurtulanlardan duygulandırıcı katkılar geldi. 15. kattan kurtulmayı başaran Sid-Ali Atmani de, kendi travmatik deneyiminden ve yangına ilişkin resmi aklama soruşturmasını teşhir etme çabalarından söz etti. Ali, felaketzedelerin, konseyden ve yöneticilerden görmeye devam ettiği aşağılamayı aktardı.

Dinleyiciler, katkılar sırasında ve sonrasında içten alkışlarla karşılık verdiler.

ABD’deki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin önde gelen üyelerinden Jerry White da tartışma sırasında söz aldı. Grenfell’de yaşanan şey, “tepedeki çok küçük bir azınlığın çıkar sağladığı mali ve siyasi kararlar nedeniyle insanların kurban edildiği” bir suçtu.

White, ABD’nin Ortabatı sanayi kenti Flint’te yaşayan binlerce işçi sınıfı sakinin su şebekesinden nasıl zehirlendiğini açıkladı. Grenfell’de olduğu gibi, o olay da, ABD’deki Cumhuriyetçi ve Demokratik Parti politikacılarının büyük şirketler ile ittifak içinde aldığı, maliyetleri düşürme ve karları arttırma dürtüsüyle harekete geçirilmiş siyasi ve ticari kararlardan kaynaklanıyordu. Bu, daha şimdiden en az 12 kişinin ölümüne yol açmıştı.

Marsden, kapanış konuşmasında, hükümetin, yerel konseyin ve büyükşehir polisinin Grenfell konusunda “kapsamlı bir örtbas etme”ye girişmiş olduğunu açıkladı. Marsden şunları söyledi: “Grenfell bir şeyi göstermiştir; o da, işçi sınıfının devasa pratik zekası, fedakarlığı ve ağırbaşlılığıdır (alkışlar). Bu, insanların resmi sistem tarafından yüzüstü bırakıldığı bir suçtu ve burada olan her şey, mahalle sakinlerinin eylemleri sayesinde oldu.

“Burada karşı karşıya olduğumuz mesele, siyasi önderlik krizidir. Bu, işçilerin mücadele etmemesinden değil; sisteme karşı siyasi bir mücadeleye hazırlanan [SEP’ten] başka bir siyasi eğilimin olmamasından kaynaklanıyor.”

Marsden, SEP’in, bölgede mahalle sakinlerinin bir araya gelip ileriye giden yolu tartışabilecekleri düzenli bir forum düzenleyeceğini açıkladı. SEP, hükümetin Grenfell’e ilişkin düzmece soruşturmasını teşhir etmeye çalışacaktı: “Biz, onların propagandasına gerçekler ile karşı koyacağız.”

Toplantının ardından, Sosyalist Eşitlik Partisi’nin 100.000 sterlinlik Gelişme Fonu’nu desteklemek için 380 sterlin toplandı. Dinleyicilerin büyük kısmı, SEP üyeleri ve Dünya Sosyalist Web Sitesimuhabirleri ile tartışmak üzere kaldılar. WSWS, önümüzdeki günlerde, toplantıya ilişkin, katılımcılarla yapılan röportajları da içeren yazılar yayınlayacak.