İşçi sınıfını göçmenlere yönelik iki partili saldırıya karşı harekete geçirin!

2 Temmuz 2018

Bu bildiri, 30 Haziran Cumartesi günü ABD genelinde düzenlenecek protestolarda SEP’in destekleyicileri tarafından dağıtılacak. Bildiriyi pdf olarak buradan indirebilir ve bölgenizdeki bir toplantıda dağıtabilirsiniz. Bir ekibe katılmak isterseniz SEP ile bağlantıya geçin.

Göçmenlere yönelik saldırıya karşı düzenlenen bugünkü gösteriler, Trump yönetiminin tüm dünyayı şoka uğratıp dehşete düşüren bir dizi tehlikeli ve görülmemiş saldırısının ortasında gerçekleşiyor.

İki bin çocuk, ABD genelindeki kafeslerde ya da gözaltı merkezlerinde, anne-babalarından ayrı tutulmaya devam ediyor. Donanma, geçtiğimiz hafta, 120.000 kişiyi yerleştirmek için bir “hoşgörüsüz” toplama kampları ağı kurma planlarını duyurdu.

ABD Yüksek Mahkemesi, Trump v. Hawaii davasında, Müslüman karşıtı seyahat yasağını onaylayarak, “yürütme organı” gibi çalışacak şekilde dizginsiz yetkiler vererek ve daha ileri otoriter önlemlerin önünü açarak, Trump’a büyük bir siyasi zafer kazandırdı. Trump, Yüksek Mahkeme Yargıcı Anthony Kennedy’nin emekliliği ile birlikte, şimdi, mahkemeyi daha da sağa kaydırma gücüne sahip olacak.

Trump, bu manevraları, faşizan dille birleştiriyor. O, kısa süre önce, göçmenler için yargı sürecinin kaldırılması çağrısı yapan şu tweeti attı: “Birileri ülkeye girdiğinde, yargıçlar ya da yargı davaları olmaksızın, onları derhal geldikleri yere göndermeliyiz. Bizim sistemimiz, iyi göç politikası ve Yasa ve Düzen için alay konusudur.”

Bu sözler, fazlasıyla, Adolf Hitler’in ve Heinrich Himmler’in konuşmalarını andırmaktadır.

Bugünkü gösterilerle kanıtlandığı üzere, göçmenlere yönelik zulme giderek artan bir muhalefet söz konusudur.

1. Göçmenlere yönelik saldırı uluslararası bir olgudur ve göçmenleri savunmak için uygulanabilir bir ulusal strateji yoktur.

BM, savaştan, şiddetten, zulümden ve baskıdan kaçan insan sayısının üst üste beş yıl rekor kırarak 2017’de 69 milyona ulaşmış olduğunu gösteren rakamlar yayınladı. Bu göçmenler, ABD’nin önderlik ettiği ve Irak, Afganistan, Suriye, Yemen, Libya ve Somali gibi ülkeleri yıkıma uğratan emperyalist savaşın ürünü olan yoksulluktan ve şiddetten kaçıyorlar.

Avrupa’da, egemen sınıflar, Afrika’dan ve Ortadoğu’dan gelen göçmenleri iş ve ücret kayıplarının günah keçisi yapmak için yabancı düşmanlığını kışkırtıyorlar.

İtalya’da, Fransa’da, Almanya’da, Avusturya’da, Slovenya’da, Macaristan’da, Polonya’da ve başka yerlerde, aşırı sağcı partiler, sözde “sol”un sermaye ve savaş yanlısı politikalarının yarattığı boşlukta öne çıkarak yükselmiş durumdalar.

2. Göçmenlere yönelik saldırı, dikkati yoksulluğun ve eşitsizliğin asıl nedeni olan kapitalist sistemden başka tarafa çevirmeye yönelik bir çabadır.

Trump, göçmen karşıtı ırkçı ve yabancı düşmanı politikalarının, yerli işçilerin işlerini ve ücretlerini savunduğunu iddia ediyor ve göçmenleri “suç”un ve toplumsal çürümenin kaynağı olarak gösteriyor.

Bunlar, işçi sınıfını bölmeyi ve onun bir kesimini, tiksindirici biçimde varlıklı egemen seçkinler tarafından ücretler, sosyal yardımlar ve temel sosyal hizmetler için ayrılmış kırıntılar uğruna bir diğeri ile karşı karşıya getirmeyi amaçlayan yalanlardır. İşçi sınıfının yaşam standartlarında bütün ülkelerde yaşanan krizin nedeni, servetin çok büyük ölçüde küçük bir mali aristokrasinin elinde toplanmasıdır.

3. Demokratik Parti, göçmenlere yönelik saldırıdan ve ordunun demokratik haklara yönelik artan tehdidinden sorumludur.

Barack Obama, Trump’tan önce, “baş sürgüncü” lakabını kazanacak şekilde, 2,7 milyon insanı sınırdışı etmişti. Demokratlar, Trump yönetiminin ilk iki yılı boyunca, onun göçmen karşıtı politikalarına yönelik muhalefeti saptırıp dağıtmaya ve onu kendilerinin Rusya karşıtı savaş kışkırtıcılıklarına yedeklemeye çalıştılar.

Vermont Senatörü Bernie Sanders’a gelince… O, CNN’in, göçmenlere yönelik Gestapo tarzı saldırıları yöneten federal kurum Göç ve Gümrük Muhafaza’nın (ICE) dağıtılmasından yana olup olmadığı sorusuna şu yanıtı verdi: “Bana göre bizim gereksinim duyduğumuz şey, göç ile akılcı biçimde ilgilenecek politikalar oluşturmak... Bizim gereksinim duyduğumuz şey, Trump'ın Kongre üyeleri ile birlikte oturup, bu ciddi mesele ile ilgili akılcı bir program üzerinde çalışmaktır.”

Bu, Trump’ın göçmen karşıtı programına bir teslimiyettir. Demokratların ve Sanders’ın gözünde, “akılcı” bir göç planı, milyonlarca göçmeni hapseden ya da sınırdışı eden, sınırı askeri teknoloji ile güçlendiren ve yoksulluktan ve şiddetten kaçan binlerce sığınmacıyı çölde ölmeye zorlayan bir programdır.

4. Diktatörlüğe doğru gidişi durdurabilecek ve durdurması gereken toplumsal güç, demokratik haklara yönelik saldırının asıl hedefi olan işçi sınıfıdır.

Trump ile Demokratlar arasındaki çatışma, egemen seçkinlerin iki gerici hizibi arasındaki bir anlaşmazlıktır. Trump’a karşı gerçek bir hareket, aşağıdan, nüfusun geniş kitlesinden, siyasi yaşamdan bütünüyle dışlanmış olan işçi sınıfından gelmelidir. Böyle bir hareket, Demokratik Parti ve onun tüm yetkilileri ile işbirliğini en büyük siyasi tehlike olarak görmelidir.

Bu yıl, işçi sınıfı mücadelesinin, Demokratik Parti güdümündeki şirket yanlısı sendikalardan bağımsız ve onlara karşı bir şekilde gelişen önemli dışavurumlarına tanık olundu. Bu mücadeleler, işçi sınıfının bütün kesimlerine genişletilmelidir.

Göçmenlerin savunusunun, eşitsizliğe, işlere ve sağlık hizmetine yönelik saldırıya, tırmanan öğrenci borçlarına ve kamu eğitiminin yıkıma uğratılmasına karşı mücadele ile birleştirilmesi gerekiyor. Bu mücadele, göçmenlere yönelik saldırının bütün işçilere yönelik bir saldırı olduğu ve geliştirilmekte olan polis devleti yöntemlerinin egemen sınıfın politikalarına yönelik tüm muhalefete karşı kullanılacağı biçimindeki bir kavrayışa dayandırılmalıdır.

Sosyalizm uğruna mücadele edin! Sosyalist Eşitlik Partisi’ne katılın!

Sosyalist Eşitlik Partisi, şu talepleri ileri sürer:

• Gözaltına alınma ya da sınırdışı edilme tehdidi altındaki göçmenleri savunmak için dostları, çalışma arkadaşlarını ve aileleri harekete geçirmek üzere işyeri, mahalle ve okul komiteleri kurulması!

• ABD’de gözaltında tutulan tüm çocukların ve dünya çapında kamplarda ve gözaltı merkezlerinde tutulan tüm göçmenlerin derhal serbest bırakılması!

• Amerikan Gestaposunun (Göç ve Gümrük Muhafaza ve Gümrük ve Sınır Koruma) dağıtılması!

• Açık sınırlar! İşçilere, seçtikleri yerde, taciz ya da sınırdışı edilme korkusu olmaksızın yaşama ve çalışma hakkı.

• Kamu hizmetlerinde ve iş programlarında, göçmen ve yerleşik, tüm işçilere trilyonlarca dolar sağlanması!

Sosyalist Eşitlik Partisi (SEP), göçmenlerin savunusunu, uluslararası işçi sınıfının devrimci, sosyalist hareketi ile birleştirme mücadelesine öncülük ediyor. SEP, işçi sınıfının haklarını güvence altına alacak, mali oligarşinin servetini kamulaştıracak, dev bankaları ve şirketleri halkın denetimindeki kamu kuruluşlarına dönüştürecek ve işyeri ve üretim süreci üzerinde işçi denetimi kuracak bir işçi hükümeti için sosyalist bir program ileri sürmektedir.

Sosyalist Eşitlik Partisi’nin bildirisi