Ekvador Dışişleri Bakanı uyardı: Julian Assange’ın siyasi sığınması “sonsuza kadar değil”

Oscar Grenfell
25 Haziran 2018

Ekvador Dışişleri Bakanı Jose Valencia, Çarşamba günü, hükümetinin Britanyalı yetkililer ile yaptığı görüşmelerde Julian Assange’ın “durumu”nu “gözden geçiriyor” olduğunu söyledi.

Valencia, ülkenin en büyük radyo ve televizyon yayıncılığı şirketlerinden biri olan Ecuavisa’da yayınlanan açıklamalarında, WikiLeaks’in editörünün Ekvador’un Londra büyükelçiliğindeki siyasi sığınmasının “sonsuza kadar” sürmeyeceğini belirtti.

Valencia’nın açıklamaları, Britanya, ABD ve Ekvador hükümetlerini kapsayan ve Assange’ı altı yıl önce siyasi sığınma aldığı büyükelçilikten çıkmaya zorlama yönündeki bir komplonun en son açık belirtisidir.

ABD ve müttefikleri, onların Irak’taki, Afganistan’daki ve dünya çapındaki savaş suçlarını ortaya çıkarmadaki rolünden dolayı ve büyük güçlerin tüm dünyadaki gündelik diplomatik entrikalarını açığa çıkardığı için, Assange’ı yargılamaya kararlılar.

Britanya ve ABD hükümetleri, bu amaçla, Assange’ın sığınmasını iptal etmesi ve onu büyükelçilikten ayrılmaya zorlayacak koşulları yaratması için, Ekvador Devlet Başkanı Lenín Moreno hükümetine çok büyük bir basınç uyguluyorlar.

Valencia, Assange ile ilgili olarak şunları söyledi: “Ekvador bu soruna bir çözüm arıyor. Prensip olarak, sığınma, ebedi değildir. Yıllarca süren ve belirli bir noktada, sığınmacının haklarını ihlal etmesi dahil çeşitli nedenlerle gözden geçirilmeyen bir sığınma düşünülemez.”

Valencia’nın açıklamalarının, siyasi sığınmayı uluslararası hukukta güvence altına alınmış temel bir hak olmaktan çıkartıp hükümetlerin yakın siyasi çıkarlara bağlı olarak tanıyıp iptal edebileceği bir şeye dönüştüren kapsamlı sonuçları vardır.

20. yüzyıl boyunca, sayısız siyasi kişilik ve gazeteci, bazen onlarca yıl sürecek şekilde sığınmaya zorlandı. Sığınma sürelerini, onlara yönelik devam eden zulüm belirliyordu. Önceki Ekvador hükümetinin Assange'a sığınma tanıma kararının dayanağı olan siyasi nedenli zulüm hafiflememiş, tersine çarpıcı biçimde yoğunlaşmıştır.

Valencia’nın, hükümetinin “Assange’ın” sığınmasını WikiLeaks’in editörünün haklarına ilişkin kaygı nedeniyle “gözden geçirdiği” iddiasının tutar tarafı yoktur. Moreno hükümeti, temel siyasi sığınma haklarını zaten ihlal etmektedir. Assange’ın büyükelçilik içindeki koşulları, giderek artan biçimde bir tutsağın koşullarını andırmaktadır.

Moreno yönetimi, 28 Mart’ta, Assange'ın internet bağlantısını koparıp avukatları dışında ziyaretçi almasını engelleyerek, onun dış dünyaya erişimini kesmişti.

Assange’a yönelik tam tecrit, yeni seçilen Moreno hükümetinin Ekvador’un ABD ile askeri ve ekonomik bağlarını geliştirmesinin ardından uygulamaya kondu. Bunu, Moreno’nun, WikiLeaks editörünü, “devralınmış bir sorun” ve bir “bilgisayar korsanı” olarak suçlaması izledi. Moreno, daha sonra, Assange’ın büyükelçilikteki varlığını herhangi bir siyasi açıklama yapmaktan kaçınma koşuluna bağlı kılan, yeni geliştirilmiş bir sığınma anlayışını özetledi.

Bu hafta, İnsan Hakları İzleme Örgütü, durumunu görüşmek ve sağlığını kontrol etmek için Assange ile görüşme taleplerinin Ekvador makamları tarafından reddedildiğini açıkladı. Bu haber, Assange’ın hukuk ekibinin, onun sağlık durumunun kötüleşiyor olduğuna ilişkin artan uyarılarının ardından geldi.

Çarşamba günü, Assange’ın avukatlarından biri olan Jennifer Robinson, Australian Broadcasting Corporation’a (ABC), onun güneş ışığı ve yeterli tıbbi bakım olmadan altı yıl büyükelçiliğe kapatılmasının “fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde aşırı ve büyük olasılıkla kalıcı bir etkisi oldu” dedi. Robinson, Assange’ın “berbat koşullar”da olduğunu söyledi ve “bunun ne kadar sürebileceği belirsizliğini koruyor” uyarısında bulundu.

Pazartesi günü, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin Cenevre’deki bir toplantısında konuşan Robinson, Britanya hükümetinin WikiLeaks’in editörünün büyükelçilikten ayrılması durumunda tutuklanacağı yönünde yinelenen açıklamalarını kınadı. Theresa May hükümeti, Assange’a, en yüksek ceza olarak ölüm cezası getirebilecek olası casusluk suçlamalarıyla karşı karşıya olduğu ABD’ye iade edilmeyeceğine ilişkin bir güvence vermeyi reddediyor.

Valencia’ın açıklamaları, May hükümeti ile sıkı işbirliğine işaret etmektedir. O, şunları söyledi: “İngiliz makamları ile görüşmede amaçlayacağımız ve üzerinde ısrar edeceğimiz şey, Bay Assange’ın karşı karşıya olduğu ve onun tecrit edilmesine yol açmış olan soruna yönelik bir çözümdür.”

Valencia’nın açıklaması, WikiLeaks’in editörünün karşı karşıya olduğu ciddi tehlikeleri göstermektedir. Britanya makamları, kabul edecekleri tek “çözüm”ün, Assange’ın, ABD’ye iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı bir Britanya hapishanesine kapatılması olduğunu açıkça ortaya koymuşlardır.

Assange’ın acil durumu, Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin ve Sosyalist Eşitlik Partisi’nin onun özgürlüğü uğruna dünya genelinde öncülük ettiği yeni kampanyanın kritik önemini vurgulamaktadır.

Geçtiğimiz Pazar günü, yüzlerce işçi ve genç, Sidney’de, Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull’un hükümetinin, Assange’ın serbest bırakılmasını ve ABD’ye iade edilmeyeceğine ilişkin bir güvenceyle Avustralya’ya geri dönmesini sağlamak için hemen harekete geçmesini talep etmek üzere, Sosyalist Eşitlik Partisi tarafından çağrısı yapılan bir mitinge katıldı.

Salı günü, Londra’da ve ABD'deki, Avustralya'daki, Yeni Zelanda'daki, Hindistan'daki, Sri Lanka'daki ve başka ülkelerdeki kentlerde, Assange’ın büyükelçiliğe kapatılmasının altıncı yıldönümü üzerine nöbetler ve eylemler gerçekleştirildi.

WikiLeaks’in editörüne yönelik kamuoyu desteği, neredeyse tam bir medya karartmasına tabi tutuluyor. Avustralya’daki ya da dünya genelindeki düzen basınında, Sidney’deki mitinge ilişkin hiçbir basılı ya da görsel haber yer almadı.

Sidney'deki gösteride konuşan dünyaca ünlü araştırmacı gazeteci John Pilger, Assange’a karşı bir medya kampanyası sürdüren “Vichy gazetecileri”ni mahkum etti.

Britanya’daki ve Avustralya’daki tüm parlamento partileri, onu terk etmiş olan bir dizi “sol liberal” ve sahte sol örgüt ile birlikte, Assange’a yönelik saldırıyı açıkça ya da örtülü olarak destekliyorlar.

Bu, savaşa ve temel hakların ortadan kaldırılmasına karşı mücadelenin parçası olarak Assange’ın acil savunusunun, işçi sınıfının ve gençliğin harekete geçmesini gerektirdiğini göstermektedir.