“Bize yönelik saldırılar olağanüstü açıklayıcı”

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange WSWS’ye konuştu

Richard Phillips
21 Haziran 2018

Aşağıdaki röportaj, ilk olarak 16 Mart 2012 tarihinde yayınlandı.

*

Julian Assange, bu hafta, WikiLeaks’e, basın özgürlüğüne ve diğer temel demokratik haklara yönelik ABD öncülüğündeki saldırılar ve Britanya Yüksek Mahkemesi’nin onun düzmece cinsel saldırı iddiaları üzerinden İsveç’e iade edilmesine karşı başvurusu ile ilgili yaklaşan kararı hakkında Dünya Sosyalist Web Sitesi’ne konuştu.

WikiLeaks’in kurucusu ve baş editörü, İsveç’te, Britanya’da ya da başka bir ülkede tek bir suçtan bile suçlanmış değil. Buna rağmen, Assange, elektronik bir bileklik takmaya, akşam 10’dan sonra dışarıya çıkmamaya ve her gün polise bildirimde bulunmaya zorlanmış şekilde, 450 günü aşkın süredir ev hapsinde tutuluyor.

Julian Assange, geçtiğimiz Temmuz ayında Londra’daki Temyiz Mahkemesi’nden ayrılırken (fotoğraf: acidpolly)

Richard Phillips: Amerika Birleşik Devletleri büyük jürisinin iddianamesinin son ayrıntılarını yorumlayabilir misin? İsveç’e iade edilirsen ne olacak?

Julian Assange: Stratfor dosyalarından (Teksas merkezli bir özel istihbarat kurumundan gönderilen elektronik postalar) ortaya çıkan son kanıtlar, ABD hükümetinin bana karşı gizli bir büyük jüri iddianamesi elde ettiğini gösteriyor. ABD’nin Britanya büyükelçisi Louis Susman, Şubat 2011’de, ABD hükümetinin, suçluların iadesi talebinde bulunup bulunmayacağı konusunda, İsveç’teki mevcut iade davasından ne sonuç çıkacağını bekleyeceğini söylemişti.

ABD’nin Avustralya büyükelçisi [Jeffrey L. Bleich] de, Obama’nın son ziyaretinden bir hafta önce, Avustralya medyasına, Avustralya’ya dönmem durumunda, Avustralya hükümetinin benimle ilgili iade yükümlülüklerini gözden geçirmek zorunda kalabileceğini söyledi. WikiLeaks ile çalışan birçok insan yasal saldırı altındayken, kuruluşun kendisi de mahkeme kararı olmaksızın bir mali abluka altında bulunuyor. FBI’ın, Scotland Yard’ın ya da diğer polis güçlerinin operasyonlarıyla gözaltına alınmış 40 dolayında insan var.

Büyük Britanya’daki İsveç’e iade davası konusunda Yüksek Mahkeme’de bekleyen kararlara gelince; eğer kaybedersek, 10 gün içinde İsveç’e, ardından da oradan, muhtemelen ABD’ye iade edilmeyi bekliyorum. Yüksek Mahkeme’de kazansak bile, durum aynı olacak; çünkü ABD büyük olasılıkla büyük jüri üzerinden casusluk suçlamalarını açıklayacak ve benim doğrudan iade edilmem için Büyük Britanya’ya başvuracaktır.

Bunları yapmanın siyasi açıdan mümkün olmaması durumunda, elbette, bunların hiçbiri olmayacak. Bir adli dava hükümet için yeterince yüksek bir genel profile ulaştığında, bir siyaset konusu haline gelir.

Richard Phillips: Britanya, ABD ve İsveç arasında senin iaden konusunda doğrudan işbirliği hakkında herhangi bir ayrıntılı bilgiye sahip misin?

Julian Assange: Açıkça söyleyebiliriz ki, 8 Aralık 2010’da, Independent gazetesi, o aşamada ABD ile İsveç arasında benim iadem konusunda çoktan kurulmuş resmi olmayan bağlantılar hakkında bir haber yayınladı. Washington’daki Avustralya büyükelçiliği de, o sıralarda, Canberra’ya, ABD’nin WikiLeaks’e yönelik istihbarat ve ceza soruşturmasının “görüşmemiş boyutta ve nitelikte” olduğunu belirten bir telgraf çekti. O, ayrıca, benimle ilgili ceza kovuşturmasının “etkili ve güçlü” olduğunu belirtiyordu. Bu belgeye, bir Bilgi Edinme Özgürlüğü talebi sonucunda ulaşıldı ve o, birkaç ay önce Sydney Morning Herald’da yayınlandı.

Aynı zamanda, Britanya’nın kraliyet başsavcılığı, potansiyel iade düzenlemeleri üzerine yazışmalar ile ilgili olarak, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası doğrultusunda yapılan bir talebi reddetti ve bunun, Büyük Britanya ile diğer ülkeler arasındaki diplomatik ilişkileri etkileyeceğini açıkladı. Geçtiğimiz yılın ortalarında, Britanya’nın İçişleri Bakanı tarafından atanmış bir iade reformu heyeti, ABD Adalet Bakanı Eric Holder ve ABD Savunma Bakanlığı’nın birkaç yetkilisi ile bir araya geldi. Buna ek olarak, son dönemde, İsveç Dışişleri Bakanı [ve Karl Rove’un yakın dostu] Carl Bildt ile Britanya Dışişleri Bakanı William Haig arasında başka görüşmeler oldu.

Richard Phillips: Avustralya’daki Gillard hükümetinin oynadığı rol hakkında ne düşüyorsun?

Julian Assange: Gillard hükümetinin WikiLeaks’in faaliyetlerine, özellikle de ABD’nin diplomatik yazışmalarını yayınlamamıza yönelik tepkisi, açıkça, bütün ülkeler içinde en kötüsüydü. Gillard, yanlış bir şekilde, kuruluşumuzun yasadışı faaliyetlerde bulunduğunu belirtti. Bu iddia, Avustralya Federal Polis'inin bir soruşturması sonucunda asılsız bulundu.

Gillard, başsavcı ile birlikte, WikiLeaks’e karşı, Avustralya Federal Polisi’ni, dış istihbarat kurumu ASIS’i, iç istihbarat kurumu ASIO’yu, savunma bakanlığını ve adalet bakanlığını bir araya getiren bir “hükümet görev gücü”nü devreye soktu. Açıkçası, Gillard tek bir destek açıklaması yapmadı ve herhangi bir kişisel destekten de haberimiz yok.

Richard Phillips: Şirket medyası, PayPal'in, Mastercard'ın, Visa'nın ve diğerlerinin WikiLeaks’e yönelik mali ablukasının kuruluşu mahvettiğini iddia ediyor. Buna yanıtınız nedir?

Julian Assange: Ablukaya karşı devam eden iki davamız ve bir ön karar vermekte geciken Avrupa Komisyonu’na bir şikayetimiz var. Her ne kadar abluka WikiLeaks’in gelirinin yüzde 95’ini kesmiş olsa da, kuruluş, dünya çapında hala son derece tutuluyor ve bizler her şeye rağmen devam edebiliyoruz.

Richard Phillips: WikiLeaks İran’a ve Suriye’ye karşı savaş hazırlıkları hakkında bilgiler yayınlayacak mı?

Julian Assange: Evet. Bu konudaki bilgileri geçtiğimiz haftadan itibaren yayınlıyoruz ve bu süreç devam edecek. Geçtiğimiz Aralık ayında Suriye’deki özel kuvvet operasyonları hakkında çok ilginç bir rapor yayınladık.

Richard Phillips: Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni (WSWS) okuyor musun, onun hakkında ne düşünüyorsun? WSWS okurları, sana ve WikiLeaks’e yönelik saldırıların siyasi önemini başkalarına nasıl açıklamalı?

Julian Assange: Dünya Sosyalist Web Sitesi’ni yıllardır okuyorum. Sayfa tasarımına ve sosyalist sekterlik konularına girmemek kaydıyla, genellikle kesin doğru olan makalelerine hayranlık duyuyorum. Dünya Sosyalist Web Sitesi okurlarını, şu adımları atmaya çağırmak isterim: ilk olarak, wlfriends.org adresinden WikiLeaks Dostları’na katılın; ikincisi, uydurma haberler/yorumlar yerine Justice4assange.com adresindeki gerçekleri okuyun; WikiLeaks’in twitter akışını takip edin; ne zaman karşılaşırsanız karşılaşın iftiralara haddini bildirin ve WikiLeaks’in değerlerinin ve düşüncelerinin işyerlerinizde, ailenizin ve dostlarınızın arasında yayılmasına yardımcı olun.

WikiLeaks, adil düzenlemeler yapmak ve belirli değerleri yaymak için mücadele eden bir kuruluş. Eğer adalete katkıda bulunmada ve başkalarının değerlerimizi benimsemesinde başarılı olursak, o zaman, kuruluşa yönelik saldırılar ne olursa olsun, başarılı oluruz.

Richard Phillips: Sana ve WikiLeaks’e yönelik saldırıya, gerçek gazetecilik ve onun geleceği açısından nasıl bakıyorsun?

Julian Assange:Bize yönelik saldırılar olağanüstü açıklayıcı. Evet, biz, ABD hükümetinin ve diğer ülkelerin yıllardır devam eden faaliyetleri hakkında çok sayıda önemli bilgi yayınladık ama karşı tepki (bize yönelik saldırı), hükümetlerin ve güncel politikanın nasıl işlediği hakkında çok daha fazlasını açığa vuruyor.

ABD hükümeti, bir gazetecinin ne anlama geldiğine ilişkin yeni bir yorum oluşturmaya çalışıyor. O, bir kaynağı olan her türlü iletişimin yasal açıdan bir komplo olarak görülmesini istiyor. Başka bir ifadeyle, gazetecilerin başkaları için tamamen edilgen kaplar olmasını istiyor. Ancak bu, basitçe, ulusal güvenlik gazeteciliğinin geleneksel olarak yaptığı şeyden farklıdır. Eğer başarılı olurlarsa, bu, Batı’da bildiğimiz haliyle ulusal güvenlik gazeteciliğinin sonu olacak.

Bize yönelik bu saldırılar başka ülkeler tarafından da alındı ve kendi baskılarını meşrulaştırmak için kullanıldı. Örneğin, İsveçli iki gazeteci, şu anda Etiyopya’da hapiste. Onlar, İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt’in önceden müdürü olduğu, Lundin adlı İsveçli bir petrol şirketini araştırıyorlardı ama terör suçlamalarından, Etiyopya’da 11 yıl hapse mahkum edildiler. Etiyopya başkanı, gazetecilere bu şekilde davranmanın tamamen kabul edilebilir olduğunu söylüyor. O, gerekçe olarak, benim içinde bulunduğum koşullara işaret etti.

WikiLeaks’in karşı karşıya olduğu meseleler bütünüyle siyasidir ve bu yüzden bir kamuoyu sorunudur. Dünyanın dört bir yanındaki insanlara mesajım şu: harekete geçmeden önce, WikiLeaks’in batırılana ya da üyelerin ABD’ye iade edilene kadar beklemeyin. O zaman çok geç olacak. Eğer insanlar şimdi güçlü bir şekilde harekete geçerse, o zaman kuruluşumuz kazanacaktır. WikiLeaks, birçok desteğe sahip ve bizler, artık savaşta çelikleşmiş durumdayız. Mücadele etmeden yenilmeyeceğiz ve eğer herkes elbirliğiyle çalışırsa, kazanacağız.